İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/13151 Karar: 2025/22941 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/13151 K.2025/22941

2. Ceza Dairesi 2025/13151 E. , 2025/22941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/326 E., 2023/266 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2025t

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/13151 E. , 2025/22941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/326 E., 2023/266 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2025t

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/13151 E. , 2025/22941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/326 E., 2023/266 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2025tarihli ve KYB-2025/105639 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Suça sürüklenen çocuğun üzerine yüklenen herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi yerine sehven 142/2-b maddesi yazıldığı değerlendirilerek yapılan incelemede; Her ne kadar suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olmakla birlikte savunmasının alındığı 12/05/2023 tarihinde 18 yaşını doldurduğu ve müdafii talebi olmadığına dair beyanı bulunduğu anlaşılmakta ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/10/2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilamında yer alan; çağdaş ceza adaletini tam manasıyla temin etmek, savunma hakkının daha etkin bir şekilde kullanımına imkan sağlamak bakımından aleyhte yorumda bulunmak için haklı ve gerektirici bir nedenin olmaması, Kanun’da aksi yönde bir düzenlemeye de yer verilmemesi karşısında, ceza adalet sistemimizde, bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerinin, aynı suç sayılacağı ilkesi de gözetildiğinde, aynı suç sayılan bir suçun nitelikli hâlinin ve benzer şekilde fiilin ağırlaştırıcı neden altında işlenen şeklinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde belirlenen ve zorunlu müdafi atanması için gerekli olan beş yıllık sürenin belirlenmesinde esas alınması gerektiğine yönelik karar verildiği nazara alındığında, Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun 12.05.2023 tarihli savunmasında müdafi istemediğini söylediği, duruşma tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş olduğu, ancak suça sürüklenen çocuğun ...'a ait bulvar üzerindeki bisiklet istasyonundan durak takma aparatı ile kilitlenmiş vaziyette bulunan bisikletleri gece vakti sayılan saat 23.15 sıralarında durak takma aparatını kırıp zarar vererek çaldığı anlaşılmakla, hırsızlık eyleminin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143/1. maddeleri kapsamında kaldığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuk 18 yaşını tamamlamış olsa dahi zorunlu müdafi atanmasının gerekli olduğu, bu itibarla 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 esas, 2021/473 karar sayılı ilamı ve ayrıca hırsızlık suçu ile birlikte işlenen kamu malına zarar verme suçunun da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle, yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuk ...'in 12.05.2023 tarihli savunmasında müdafi istemediğini söylediği, duruşma tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş olduğu, ancak suça sürüklenen çocuğun ...'a ait olup bulvar üzerindeki bisiklet istasyonundan durak takma aparatı ile kilitlenmiş vaziyette bulunan bisikletleri gece vakti sayılan saat 23.15 sıralarında durak takma aparatını kırıp zarar vererek bisikletleri çaldığı anlaşılmakla, hırsızlık eyleminin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h (hüküm fıkrasında sehven 142/2-b maddesinin yazıldığı) ve 143/1. maddeleri kapsamında kaldığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuk 18 yaşını tamamlamış olsa dahi zorunlu müdafii atanmasının gerekli olduğu, bu itibarla 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ve ayrıca hırsızlık suçu ile ve bu suç ile birlikte işlenen kamu malına zarar verme suçunun da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği hususu dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2022/326 Esas, 2023/266 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk, gece vakti bir bisiklet istasyonundan takma aparatı kırıp zarar vererek kilitli bisikletleri çalmış; savunması alınırken 18 yaşını doldurmuş ve müdafi istemediğini beyan etmiştir.

Hukuki İlke: TCK 142/2-h ve 143/1 kapsamındaki nitelikli hırsızlıkta cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle, çocuk 18 yaşını doldurmuş olsa dahi CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanması gerekir; birlikte işlenen kamu malına zarar verme suçu da savunmanın bölünmezliği ilkesi kapsamındadır.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma

Dava Strateji Notu: Nitelikli hırsızlıkta zorunlu müdafi atanmadan yürütülen yargılama CMK 188/1 ve 289/1-e'ye aykırı savunma hakkı kısıtlamasıdır; müdafisiz mahkumiyetler için kanun yararına bozma yolu işletilebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla