Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/13362 E. , 2026/4058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1332 E., 2024/3252 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/13362 E. , 2026/4058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1332 E., 2024/3252 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.02.2024 tarihli ve 2023/3864 Esas, 2024/538 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, “mahkûmiyete yeterli delillerin olmadığına, tanık beyanlarına göre sanığın atılı suçları işlemediğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli, 2023/85 Esas, 2023/603 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.02.2024 tarihli ve 2023/3864 Esas, 2024/538 Karar sayılı kararı ile “vareste tutulmayı da talep etmediğinden sanığın duruşmaya çağrılarak yargılama oturumuna katılımı sağlanmadan hüküm kurulmasından” bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.02.2024 tarihli ve 2023/3864 Esas, 2024/538 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli, 2024/190 Esas, 2024/302 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri, Antalya BAM 8. Ceza Dairesince, vareste tutulma talebi olmayan sanığın duruşmaya çağrılıp katılımı sağlanmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuş; asliye ceza mahkemesi bozmadan yaklaşık üç hafta sonra yeni hükmünü vermiştir. Karar sanık ve müdafiince temyiz edilmiştir.
Hukuki İlke: Sanığın duruşmaya katılımı sağlanmadan hüküm kurulması yönündeki tespit dahi istinaf dairesine dosya üzerinden bozma yetkisi vermez; CMK 280/1-(e) ve (f) dışındaki bu gerekçeyle verilen bozma ve buna dayanan yeni hüküm, CGK'nın 2024/6-490 sayılı kararı doğrultusunda hükümsüzdür.
Uygulama Sonucu: Daire, istinaf bozması ile sonrasında kurulan kararın hukuki değerden yoksun olduğunu belirleyerek hükümleri bozmuş; davanın Antalya BAM 8. Ceza Dairesinde duruşma açılarak yeniden görülmesini gerekli kılmıştır.
Dava Strateji Notu: Duruşmada hazır edilmeme gibi savunma hakkına dokunan aykırılıklarda dahi doğru kanal, istinafın davayı duruşmalı devralmasıdır; müdafi bu emsalle hem usulsüz bozmayı hem de sanığın dinlenmeden mahkûm edilmesini aynı temyizde işleyebilir. Tanık anlatımlarına dayalı sübut itirazları yeni duruşmada yüz yüze sorgulama imkânıyla güçlenir.