Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/13491 E. , 2026/6195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/303 E., 2022/204 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Cezaevinde bulunan sanık ...'e tebliğ edilen kararın yasa yolu bildiriminde, 5271 sayı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/13491 E. , 2026/6195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/303 E., 2022/204 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Cezaevinde bulunan sanık ...'e tebliğ edilen kararın yasa yolu bildiriminde, 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, sanığın 04.08.2025 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, yine o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi içeriğine göre; sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edildiği ve sanık ... hakkında hırsızlık suçundan İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2015 tarihli ve 2015/19 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı ile kurulan mahkûmiyet hükmünün Dairemizin, 09.09.2020 tarihli ve 2020/15128 Esas, 2020/8490 Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşıldığından; sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli ile sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerine hasren yapılan incelemede; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Gerekçeli karar başlığında Cumhuriyet Savcısının adının ve sicilinin yazılmaması, mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, müdafiinin hazır olmadığı oturumda hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e. maddelerine aykırı davranılması suretiyle, hırsızlık ve bu suç ile birlikte işlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçları bakımından sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2011 tarihli ve 2010/814 Esas, 2011/149 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Yasa'nın 108/2. maddesi gözetilerek, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından yazılı şekilde karar verilmesi, 3. Gerekçeli karar başlığında Cumhuriyet Savcısının adının ve sicilinin yazılmaması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.