İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/13900 Karar: 2026/1131 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/13900 K.2026/1131

2. Ceza Dairesi 2025/13900 E. , 2026/1131 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/871 E., 2025/2605 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edileb

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/13900 E. , 2026/1131 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/871 E., 2025/2605 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edileb

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/13900 E. , 2026/1131 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/871 E., 2025/2605 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu Mahkemece karar verildiğine, sanığın atılı suça ilişkin ikrarı bulunsa da, suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesi gereğince ceza verilmemesi gerektiğine"; sanığın temyiz isteminin ise, "cezasının paraya çevrilmesini talep ettiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için zararın aynen iade ya da tazmin suretiyle giderilmesi şart olup, şikâyetçinin ödenmesini istemediği yolundaki beyanı halinde de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2013 tarihli ve 2013/1524 Esas, 2013/152 Karar sayılı, yine 09.02.2016 tarihli ve 2013/735 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ödeme yeri tayin edilerek veya şikâyetçi adına mahkeme veznesine şikâyetçinin belirttiği zarar bedelinin sanık tarafından depo edilmesi sağlanarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayini gerekirken, sanığın belgeye dayanmayan zarar miktarını havale ettiği yolundaki savunması ile Mahkemece şikâyetçi ile telefon irtibatı sonucu şikâyetçinin ödeme yapıldığından haberinin olmadığı, ödemenin hesabında olup olmadığını bilmediği, zararın giderilmesi talebinin bulunmadığı yönündeki tutanağa geçen beyanına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi gereği indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 145/1 maddesi ile 2/3 oranında indirim yapılırken 1 yıl 8 ay hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 3 yıl hapis cezasına, aynı Kanun'un 168/2 maddesi ile 1/2 oranında indirim yapılırken de 10 ay hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 6 ay hapis cezasına, aynı Kanun'un 62. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılırken ise, 8 ay 10 gün hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 3 ay hapis cezasına, karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve düzeltilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında " 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 145/1 maddesi ile 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 168/2 maddesi ile 1/2 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılarak, 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına," karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla