İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/148 Karar: 2025/2994 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/148 K.2025/2994

2. Ceza Dairesi 2025/148 E. , 2025/2994 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2508 E., 2024/1651 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanığa zorunlu müdafii olarak tayin edilen Av.... ile sanığı

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/148 E. , 2025/2994 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2508 E., 2024/1651 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanığa zorunlu müdafii olarak tayin edilen Av.... ile sanığı

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/148 E. , 2025/2994 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2508 E., 2024/1651 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanığa zorunlu müdafii olarak tayin edilen Av.... ile sanığın özel vekâletnameli avukatı Av. Ömer Ilgın'ın ilk oturumda birlikte duruşmaya katıldıkları, sanığın özel vekâletnameli müdafiinin hazır bulunması sebebiyle Av. ...'ün müdafiiliğine son verilip duruşma salonundan çıkarıldığı, bundan sonraki tüm aşamalarda sanığı Av. Ömer Ilgın'ın temsil ettiği, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının sanık ve Av. Ömer Ilgın'a tebliğ edildiği, müdafiinin tebliğden sonra 25.10.2024 tarihinde vekillikten istifa ettiğini beyan eden dilekçe vermesi üzerine çekilme kararı sanığa tebliğ edildiği, Av. ...'ün 26.10.2024 tarihinde temyiz dilekçesi ile birlikte Çanakkale 2. Noterliğinin 17.07.2024 tarihli ve 11052 yevmiye numaralı vekâletnamesini dosyaya ibraz ettiğinin UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında, Tebliğname'deki ret görüşüne iştirak edilmemiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında katılan ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna, şartları oluşmasına rağmen sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, kolluk huzurunda müdafii hazır olmaksızın alınan ifadesinin hükme esas alınmaması gerektiğine, sanığın beraatine veya hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ettiklerine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, 3. Sanık hakkında şikâyetçi ...'ya karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna, şartları oluşmasına rağmen sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, kolluk huzurunda müdafii hazır olmaksızın alınan ifadesinin hükme esas alınmaması gerektiğine, sanığın beraatine veya hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ettiklerine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 05.10.2023 tarihli tutanağa göre PTS kayıtlarından ulaşılan sanığa olay sorulduğunda dolaylı olarak olayı ikrar ederek suça konu motosikleti bıraktığı yerin adresini vermesi üzerine, kolluk ekipleri tarafından yapılan kontrolde aracın belirtilen yerde bulunduğu ve şikâyetçinin beyanına göre hasarsız olarak şikâyetçiye teslim edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın motosikleti bıraktığı yeri söylemesi üzerine tam ve eksiksiz olarak soruşturma aşamasında şikâyetçiye teslim edilmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla