İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/14867 Karar: 2025/23183 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/14867 K.2025/23183

2. Ceza Dairesi 2025/14867 E. , 2025/23183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/578 E., 2020/903 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 tarihli ve

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/14867 E. , 2025/23183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/578 E., 2020/903 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 tarihli ve

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/14867 E. , 2025/23183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/578 E., 2020/903 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/125733 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 19/02/2018 Tarih ve 2016/6880 Esas - 2018/2194 Karar sayılı ilamında yer alan "Sanık hakkında 19.04.2013 tarihinde düzenlenen tutanak ile abonesiz ve sayaçsız kayıt dışı tüketim yaptığının tespit edilmesi karşısında; karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK'nun 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarı, ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağının, ödeme süresi ve yerinin soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belge denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan kamu davası açılması karşısında; bunun iddianamenin iadesi sebebi olduğu gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılamada, sanığa belirtilen bildirimin yapılması ve sonucuna göre hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının takdiri gerekirken, eksik işlem ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda, dosya arasında müşteki kurumun uğradığı zararı vergili ve cezasız kaçak su tüketim bedelini gösterir bilirkişi raporu bulunmadığı, bilirkişi raporu ile belirlenecek vergili ve cezasız kaçak su tüketim bedelinin sanık tarafından ödenmesi halinde kamu davası açılmayacağı bilgisi ile ödeme süresi ve yerinin soruşturma veya kovuşturma merciince sanığa bildirilip gerekli süre kendisine tanınıp sonuca göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken , yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyetçi kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, hükümlüye miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen hükümlü tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde, bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek hükümlü hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak; somut olayda bu açıklamalar ışığında, soruşturma yahut kovuşturma aşamasında katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararının belirlenmesine ilişkin bilirkişiye hesap yaptırılmadığı, böylelikle hiçbir aşamada hükümlüye usûlüne uygun olarak bildirimde bulunulmadığı anlaşılmakla, hükümlü tarafından yapılan herhangi bir ödeme olup olmadığı sorulduktan sonra varsa ödediği toplam miktarın bilirkişiye hesaplattırılacak olan katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını karşılaması durumunda hükümlü hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, ödemenin olmaması durumunda veya yapılmış bir ödeme olsa bile bu ödemenin zararı karşılamadığının tespiti hâlinde ise yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2019/578 Esas, 2020/903 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla