İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/15018 Karar: 2026/5306 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/15018 K.2026/5306

2. Ceza Dairesi 2025/15018 E. , 2026/5306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2666 E., 2025/2213 K. SUÇLAR : Hırsızlık, hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Katılanın 29.09.2025 tarihli dilekçesi ile sanık müdafiinin temyiz istemine y

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/15018 E. , 2026/5306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2666 E., 2025/2213 K. SUÇLAR : Hırsızlık, hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Katılanın 29.09.2025 tarihli dilekçesi ile sanık müdafiinin temyiz istemine y

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/15018 E. , 2026/5306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2666 E., 2025/2213 K. SUÇLAR : Hırsızlık, hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Katılanın 29.09.2025 tarihli dilekçesi ile sanık müdafiinin temyiz istemine yönelik cevap dilekçesi sunduğu belirlenerek yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/1175 Esas, 2022/506 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde beraat hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, “beraat kararı verilmesi gerektiğine, hırsızlık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli delilleri olmadığına ve eksik inceleme neticesinde karar verildiğine” yönelik olduğu belirlenerek ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Mersin 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli, 2019/503 Esas, 2021/156 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/1175 Esas, 2022/506 Karar sayılı kararı ile “eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verildiği” gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/1175 Esas, 2022/506 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Mersin 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2025 tarihli, 2022/412 Esas, 2025/86 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Mersin 16. Asliye Ceza Mahkemesi, hırsızlık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından sanık hakkında beraat kararı vermiş; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi bu beraatleri 'eksik kovuşturma' gerekçesiyle dosya üzerinden bozmuş, ilk derece mahkemesi bozma sonrası mahkûmiyet hükmü kurmuş ve istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi, istinaf dairesinin dosya üzerinden bozma yetkisinin bulunmadığını tespit ederek tebliğnamedeki ret görüşüne katılmamış ve hükümleri bozmuştur.

Hukuki İlke: CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın bozma kararı verebileceği hâller sınırlı sayıdadır; 'eksik kovuşturma' bu nedenler arasında yer almadığından istinaf dairesi, 280/1-(g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verip duruşma açarak hukuka aykırılığı bizzat gidermek zorundadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli, 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı ve Anayasa Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli, 2023/33667 sayılı kararı uyarınca kanuni dayanağı bulunmayan bu tür bozma kararları ile bunlara dayanan ilk derece hükümleri hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olup hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: Bozma: Daire, istinafın yasal dayanaksız bozması üzerine kurulan Mersin 16. Asliye Ceza Mahkemesi kararının hukukî değerden yoksun olduğunu saptayarak hükümleri CMK 302/2 uyarınca bozmuş ve dosyayı duruşma açılarak yeniden hüküm kurulması için Adana BAM 6. Ceza Dairesine göndermiştir.

Dava Strateji Notu: Beraatle sonuçlanan dosyanız istinafta duruşma açılmadan bozulup ardından mahkûmiyetle sonuçlandıysa, temyizde esasa girmeden önce bu usul sakatlığını (CMK 280/1-e ve f dışındaki gerekçeyle dosya üzerinden bozma) mutlaka ileri sürün; bu karar, tebliğname ret görüşü verse dahi Yargıtayın bu aykırılığı resen ele alıp tüm süreci hükümsüz saydığını göstermektedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla