Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/15715 E. , 2025/24676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/79 E., 2024/163 K. SUÇLAR : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.20
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/15715 E. , 2025/24676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/79 E., 2024/163 K. SUÇLAR : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130645 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Birecik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2021 tarihli ve 2020/484 esas, 2021/44 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 11.03.2022 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 16.10.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan Birecik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ve 2023/99 esas, 2024/49 sayılı kararı ile mahkûm edildiği hususunda ihbarda bulunulduğu, ancak anılan Mahkemenin 30.10.2024 tarihli ve 2023/99 esas, 2024/49 sayılı ek kararı ile infazın durdurulmasına karar verilerek dosyanın istinaf incelemesi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği ve 05.12.2024 tarihli yazısı ile ihbarda bulunulan Birecik 3. Asliye Ceza Mahkemesine bu hususun bildirildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar…" şeklindeki düzenleme gereğince; ihbara konu suç yönünden verilen cezanın infazı durdurularak dosyanın istinaf incelemesine gönderildiği, ortada kasıtlı suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığı ve hükmün açıklanması şartlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Birecik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2021 tarihli ve 2020/484 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 11.03.2022 tarihinde kesinleşmesinin ardından hükümlünün denetim süresi içinde 16.10.2022 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 116/1 ve 151/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını işlediği ve bu suçlardan yapılan kovuşturma sonucunda Birecik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ve 2023/99 Esas, 2024/49 Karar sayılı kararıyla hırsızlık suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan (hapisten çevrili) 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, mala zarar verme suçundan ise (kesin nitelikte) 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükümlere yönelik olarak mahkemesince 05.03.2024 tarihinde kesinleştiklerini belirtecek şekilde kesinleşme şerhlerinin düzenlendiği ve akabinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların açıklanması için ihbarda bulunulması sonucu önceki hükümlerin açıklandığı; bilahare ihbara dayanak teşkil eden dosyada, Mahkemece 30.10.2024 tarihli ve 2023/99 Esas, 2024/49 Karar sayılı ek karar ile infazın durdurulmasına karar verilerek dosyanın istinaf incelemesi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi ve bu hususun 05.12.2024 tarihli yazı ile ihbarda bulunulan Birecik 3. Asliye Ceza Mahkemesine bildirilmesi üzerine, incelemeye konu (hüküm açıklama yargılaması sonucu verilen) hükümlere karşı, ihbara konu suçlar yönünden verilen cezaların infazı durdurularak dosyanın istinaf incelemesine gönderildiğinden, ortada kasıtlı suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığından ve hükmün açıklanması şartlarının oluşmadığından bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmış ise de; Dosya kapsamı ve UYAP üzerinden yapılan incelemede; ihbara dayanak teşkil eden Birecik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/99 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu 18.01.2024 tarihinde hükümlü ...'ın yokluğunda verilen kararın hükümlüye tebliği sonrası anılan karara yönelik istinaf başvurusunda bulunulmaması üzerine hükümlerin 05.03.2024 tarihinde kesinleştirildiği, akabinde posta memurunun 30.10.2024 tarihli dilekçesi ile hükümlünün amcasının oğluna evrakı tebliğ ettiğini, ancak aralarında husumet bulunduğunu, bu sebeple evrakın hükümlünün eline hiç geçmediğini sonradan öğrendiğini, bu nedenle tebligatın usûlsüz olduğunu ve hükümlünün mağdur olduğunu beyan etmesi üzerine Birecik 3. Asliye Ceza Mahkemesince 30.10.2024 tarihli ve 2023/99 Esas, 2024/49 Karar sayılı ek karar ile infazın durdurulmasına ve 05.03.2024 tarihli kesinleşmelerin iptaline karar verilmesinin ardından hükümlü müdafiinin istinaf başvurusunda bulunması sebebiyle dosyanın istinaf incelemesi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği ve anılan dosyanın hâlen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinde derdest olduğu anlaşılmakla birlikte; ihbara dayanak teşkil eden dosyadaki kasıtlı suçlardan olan mala zarar verme suçundan doğrudan ve neticeten verilmiş olan 2.000,00 TL adlî para cezasının kesin nitelikte mahkûmiyet hükmü olduğu, her ne kadar mahkemesince bu hükme yönelik olarak da 05.03.2024 tarihinde kesinleştiğini belirtecek şekilde kesinleşme şerhi düzenlenmiş ise de, anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesi uyarınca istinafının mümkün olmadığı ve buna göre verildiği anda kesin olan bu hükmün 18.01.2024 tarihinde kesinleştiği, kesin olan bu hükme ilişkin suç vasfına yönelik bir istinaf isteminin de bulunmadığı, dolayısıyla anılan hükmün yasa yolu denetimine tabi olamayacağı, buna göre anılan karara yönelik istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili ceza dairesince verilmesi muhtemel olan istinaf başvurusunun reddine dair kararın ve şayet bu karara itiraz edilecek olursa itiraz merciince verilecek olan kararın, hükmün kesinleşme tarihini (18.01.2024) değiştirmeyeceği ve bu durumda hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan (mala zarar verme) almış olduğu mahkûmiyet hükmünün, incelemeye konu kararın verildiği tarihten evvel kesinleşmesi karşısında hükmün açıklanma koşullarının oluştuğunun kabulünün gerektiği; ayrıca istinafı mümkün olan diğer suçlardan (hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli) verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden de henüz istinaf merciince bir karar verilmemişken mahkemesince kesinleşmelerin iptaline karar verilmesinin bu aşamada hukuka uygun bulunmadığı, zira istinaf merciince örneğin istinaf isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi hâlinde önceki kesinleşme şerhlerinin -hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları yönünden tarihleriyle birlikte- geçerliliğini koruyacağının gözetilmediği, aksi bir durumda dahi, yani yukarıda belirtilen şekilde mala zarar verme suçundan kesin nitelikte bir mahkûmiyet hükmü verilmemiş olsa ya da kesin nitelikteki bu hükme ilişkin suç vasfına yönelik bir istinaf başvurusu yapılmış olmasından ötürü anılan hüküm ile diğer hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak esastan istinaf incelemesi yapılması ile bu hükümlerin kesinleşme tarihleri değişse bile kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği, kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağı değerlendirilmekle; bu aşamada belirtilen şekilde kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.