İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/15718 Karar: 2025/23875 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/15718 K.2025/23875

2. Ceza Dairesi 2025/15718 E. , 2025/23875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/545 E., 2024/613 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126403 sayılı kanun

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/15718 E. , 2025/23875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/545 E., 2024/613 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126403 sayılı kanun

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/15718 E. , 2025/23875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/545 E., 2024/613 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126403 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e ve 143/1. maddeleri uyarınca belirlenen 4 yıl 6 ay hapis cezasından, anılan Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak 3 yıl hapis cezası yerine, 3 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 10.10.2024 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 11.10.2024 olarak yanlış yazılması hususunun, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1-Hükümlünün, 10.10.2014 tarihinde gece vakti saat: 23:20 sıralarında, şikâyetçinin evinin önüne park ettiği otomobiline girerek araç içinde bulunan; 1 adet oto teybi, takım sandığı içerisinde yer alan 1 adet hoparlör, 1 adet araç içi led, 1 adet bijon anahtarı ile 1 çift küpe ve 1 adet yüzüğü çaldığının iddia ve kabul edildiği olayda; her ne kadar şikâyetçi kolluk ifadesinde aracını kilitlediğini belirtmiş ise de; hükümlünün tüm aşamalarda, aracın kapılarının açık olduğunu belirtmesi, dosya içerisinde yer alan olay yeri inceleme raporunda da araç kapı ve camlarında zorlama veya alet izine rastlanılmadığının tespit edilmesi karşısında eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturmadığı anlaşılmakla birlikte, hükümlünün savcılık ifadesinde, oto teybinin araç içinde takılı olmadığını, kabloları açık vaziyette araç ön konsolunda durduğunu savunması ve yine olay yeri inceleme raporunda aracın ön torpido kısmında boş iki adet elektrik kablosu bulunduğunun ve boş kabloların çalınan oto teybine ait olduğunun değerlendirildiğinin belirtilmesi karşısında; araç içinden çalınanlardan olan oto teybinin araca monteli olup olmadığının şikâyetçiden sorularak, monteli olmadığının belirlenmesi durumunda, hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturacağı, monteli olduğunun tespiti hâlinde ise aynı Kanun'un 142/1-e maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfının kesin olarak belirlenmesi hususunda eksik kovuşturma yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulduğu, 2-Şikâyetçinin kovuşturma aşamasında hükümlünün ailesi tarafından kendisine 4.000,00 TL ödeme yapıldığını, zararının kısmen giderildiğini ve kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunduğunu beyan etmesi üzerine her ne kadar mahkemece hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de; hükümlünün, olay anına ilişkin kamera görüntülerinden tespit olunup ikametinde kolluk görevlilerince yakalandığı ve çalınan eşyanın bir kısmının, şikâyetçiye, soruşturma aşamasında kolluk görevlilerince teslim edildiği sabit olmakla birlikte, bu teslimin rızai bir iade olup olmadığı, hükümlünün ikametinde arama kararına istinaden yasaya uygun olarak bir arama işleminin yapılıp yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığından, bu hususun ilgili kolluk biriminden sorularak açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre herhangi bir arama kararı olmaksızın hükümlünün, çalınan eşyanın bir kısmını rızası ile soruşturma aşamasında kolluk görevlilerine iade ettiğinin belirlenmesi durumunda hükümlü hakkında soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, hükümlünün kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterdiği belirtilerek yazılı şekilde aynı Kanun'un 168/2. maddesi uygulanmak suretiyle karar verildiği, 3-Hükümlü hakkında düzenlenen 15.10.2024 tarihli iddianamede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-4. maddesinin uygulanması istendiği hâlde, anılan maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen hükümlüye ek savunma hakkı tanınmadan, ilgili madde uygulanmayıp 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesine aykırı olarak hükümlünün savunma hakkının kısıtlandığı, Belirlenmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla