İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/16556 Karar: 2026/988 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/16556 K.2026/988

2. Ceza Dairesi 2025/16556 E. , 2026/988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/429 D. İş, SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın süreden reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/16556 E. , 2026/988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/429 D. İş, SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın süreden reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/16556 E. , 2026/988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/429 D. İş, SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın süreden reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2025 tarihli ve KYB-2025/143076 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının, nitelikli hırsızlık suçu yönünden istinaf yoluna başvurulması nedeniyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderildiği anlaşıldığından onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30/01/2017 tarihli ve 2016/3844 esas, 2017/158 karar sayılı ilâmında yer alan, "... hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, sanık müdafin yüzüne karşı verildiği ve 7 günlük itiraz süresinin kararın tefhiminden itibaren işlemeye başlayacağının belirtildiği, sanık müdafi tarafından dosyaya sunulan 11/09/2018 havale tarihli itiraz dilekçesi üzerine merci Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/11/2018 tarihli kararı ile itirazın süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, sanık müdafi tarafından avukat portal vasıtasıyla 03/07/2018 tarihinde gönderilen süre tutum dilekçesinin kaydı yapılarak fiziki evrakın dosya arasına alındığı, merci tarafından süre yönünden reddine karar verilen itiraz dilekçesinin ise süre tutum dilekçesi sonrasında verilen ayrıntılı itiraz dilekçesi olduğunun anlaşılması karşısında, karara süresinden sonra itiraz edildiği gerekçesi ile red kararı verilmiş ise de, 03/07/2018 tarihli süre tutum dilekçesinin 7 günlük yasal süre içerisinde sunulduğu anlaşılmakla, süresinde yapılan itirazla ilgili olarak esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden... Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, 1-Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2022 tarihli ve 2022/192 esas, 2022/653 sayılı kararının, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 15/12/2022 tarihli ve 2022/2616 esas, 2022/3027 karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâl etme suçu yönünden sanığın savunmasının usule uygun olarak alınmadığı, son savunmanın sanığa verilmediği, önce katılanın dinlendiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği sınırlı haller arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilmeden, Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesince konut dokunulmazlığının ihlâl etme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itiraz yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın süre yönünden reddine karar verilmesinde, Kabule göre de; 2-Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2023 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, sanık müdafinin yüzüne karşı verildiği ve 7 günlük itiraz süresinin kararın tefhiminden itibaren işlemeye başlayacağının belirtildiği, sanık müdafince 17/04/2023 tarihinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan itiraz dilekçesi üzerine mercii Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2023 tarihli kararı ile itirazın süre yönünden reddine karar verildiği, sanık müdafii tarafından 04/04/2023 tarihinde UYAP üzerinden süre tutum dilekçesi sunulduğu, mercii tarafından süre yönünden reddine karar verilen itiraz dilekçesinin ise süre tutum dilekçesi sonrasında verilen ayrıntılı itiraz dilekçesi olduğunun anlaşılması karşısında, karara süresinden sonra itiraz edildiği gerekçesi ile ret kararı verilmiş ise de, 04/04/2023 tarihli süre tutum dilekçesinin 7 günlük yasal süre içerisinde sunulduğu anlaşılmakla, süresinde yapılan itirazla ilgili olarak esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın süre yönünden reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/192 Esas, 2022/653 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde,Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/2616 Esas, 2022/3027 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için sanığın savunmasının usûle uygun olarak alınmadığı, son savunmanın sanığa verilmediği, önce katılanın dinlendiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı ve İlk Derece Mahkemesince konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itirazın süreden reddine karar veren mercii kararının da yasal dayanağının olmadığının anlaşılması, 2- Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, sanık müdafinin yüzüne karşı verildiği ve 7 günlük itiraz süresinin kararın tefhiminden itibaren işlemeye başlayacağının belirtildiği, sanık müdafiince 17.04.2023 tarihinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan itiraz dilekçesi üzerine mercii Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2023 tarihli kararı ile itirazın süre yönünden reddine karar verildiği, sanık müdafii tarafından 04.04.2023 tarihinde UYAP üzerinden süre tutum dilekçesi sunulduğu, mercii tarafından süre yönünden reddine karar verilen itiraz dilekçesinin ise süre tutum dilekçesi sonrasında verilen ayrıntılı itiraz dilekçesi olduğunun anlaşılması karşısında, karara süresinden sonra itiraz edildiği gerekçesi ile ret kararı verilmiş ise de, 04.04.2023 tarihli süre tutum dilekçesinin 7 günlük yasal süre içerisinde sunulduğu anlaşılmakla, süresinde yapılan itirazla ilgili olarak esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/429 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla