Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/1702 E. , 2026/3728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4100 E., 2021/3501 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin i
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/1702 E. , 2026/3728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4100 E., 2021/3501 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanığın hırsızlık suçundan mahkûmiyetlerine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli ve 2019/4100 Esas, 2021/3501 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın karar tarihinden sonra 07.11.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303/1-a maddesinde düzenlenen yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince ölüm nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "Sanığın adaletin tecellisine yardımcı olduğu, yargılamayı kolaylaştırmış iken gerekçesiz olarak cezanın alt sınırdan ayrılınarak verilmiş olmasının doğru olmadığı, sanığın katılanın zararı gidermesini istediği ancak cezaevinde olması nedeniyle gideremediği", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "Yerel mahkemece sanık hakkında her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında ikinci kez tekerrüre esas alınan Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2010 tarihli ve 2009/375 Esas, 2010/199 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl hapis cezasına konu suçun 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde yazılı ''dolandırıcılık'' suçuna ait olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı, ilâmdaki suçun uzlaşmaya tabi olması sebebiyle uzlaştırma işlemlerinin yapılıp yapılmadığı hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasının ve 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alınmaksızın, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi karşısında anılan hükmün uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair, sanık ... hakkında düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Çine Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Üç sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularını İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi esastan ve düzelterek esastan reddetmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, UYAP nüfus kaydından bir sanığın karar tarihinden sonra 07.11.2022'de öldüğünü tespit etmiş; diğer iki sanık yönünden ise cezanın alt sınırdan ayrılması ve delil yetersizliği itirazlarını incelemiş, ayrıca bir sanık hakkındaki ikinci kez tekerrür uygulamasını ele almıştır.
Hukuki İlke: Sanığın hüküm kesinleşmeden ölmesi hâlinde TCK 64/1 ve CMK 223/8 uyarınca kamu davasının düşürülmesi zorunludur; ayrıca ikinci kez tekerrüre esas alınan ilamdaki suç (TCK 157/1 dolandırıcılık) 6763 sayılı Kanun değişikliğiyle uzlaşma kapsamına girmişse uzlaştırma işlemlerinin yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ve 7550 sayılı Kanun'la değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesindeki koşullu salıverilme düzenlemesi infazda gözetilmelidir.
Uygulama Sonucu: Ölen sanık yönünden hüküm CMK 302/2 uyarınca bozulup dava CMK 223/8 ve 303/1-a gereği yeniden yargılama yapılmaksızın düşürülmüş; diğer iki sanık yönünden temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek hükümler onanmış, ikinci kez tekerrür ve koşullu salıverilme meselesinin infaz aşamasında gözetilebileceği belirtilmiştir.
Dava Strateji Notu: Tekerrüre esas alınan eski ilamdaki suç sonradan uzlaşma kapsamına alınmışsa bu, hem tekerrür uygulamasını hem koşullu salıverilme süresini değiştirebilir; Yargıtay bu tür hataları bozma yerine infazda düzeltilebilir saydığından, hükümlü vekili infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun 108/3 değişikliğine dayalı itirazı ayrıca ve süresinde yapmalıdır. Sanığın ölümü her aşamada resen düşme sebebidir; vekil UYAP kaydını temyiz sürecinde de takip etmelidir.