Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/1659 E. , 2026/5407 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/118 E., 2023/360 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kan
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/1659 E. , 2026/5407 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/118 E., 2023/360 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155304 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Dosya kapsamına göre, sanığın 30/09/2021 tarihinde ikametinde yapılan kontrolde harici hak çekerek kaçak enerji kullandığından bahisle Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığının 24/03/2022 tarihli ve 2022/1336 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, sanığın mahkumiyetine karar verilmesini müteakip, sanığın farklı tarihte işlediği karşılıksız yararlanma suçu nedeniyle Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/140 esas sayılı dosyasındaki düzenlenen iddianamenin tarihine nazaran hukuki kesinti hususu gözetilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle, kanun yararına bozma isteminde bulunulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği, İnceleme dışı olan ve sanığın 03/09/2020 tarihli eylemi nedeniyle Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığının 22/03/2022 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde, Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2023 tarihli ve 2022/140 esas, 2023/4 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve anılan kararın 19/01/2023 tarihinde kesinleştiği, İncelemeye konu 30/09/2021 tarihli suçun, Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/140 esas sayılı dosyası kapsamında Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/03/2022 tarihinde düzenlenen iddianameden önce olduğu ve hukuki kesinti olmadığının anlaşılması karşısında, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulandıktan sonra kesinleşen kararda verilen cezanın mahsup edilmek suretiyle bir ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, anılan suçu işlediği tarihte altmışbeş yaşını doldurmuş olan sanık hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A) 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde; İddianame tanzim tarihleri dikkate alındığında her ne kadar olayda hukukî kesinti bulunmasa bile, hükümlü adına düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanaklarından birisinin tarihinin 03.09.2020, diğerinin ise 30.09.2021 olması karşısında; her iki tutanak arasında geçen süreye göre suç kastının yenilendiği ve eylemler arasında fiili kesinti bulunduğu, bu doğrultuda bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla kez işlenmesi durumu söz konusu olmadığı için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinin uygulanma koşulları oluşmayıp zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) No.lu kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B) 2 No.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde; "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, anılan suçu işlediği tarihte altmışbeş yaşını doldurmuş olan hükümlü hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup (2) No.lu kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 1 No.lu kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2 No.lu kanun yararına bozma isteminin gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle KABULÜNE, Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/118 Esas, 2023/360 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesi uyarınca 1 yıl olarak belirlenen hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/3, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdire göre 20,00 TL’den hesaplanarak 7.300,00 TL adlî para cezasına çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 52/4. maddesi uyarınca adlî para cezasının 10 eşit taksitle ödenmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.