İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/1672 Karar: 2025/4244 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1672 K.2025/4244

2. Ceza Dairesi 2025/1672 E. , 2025/4244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/727 E., 2020/128 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9658 sayılı kanun yara

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/1672 E. , 2025/4244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/727 E., 2020/128 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9658 sayılı kanun yara

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/1672 E. , 2025/4244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/727 E., 2020/128 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9658 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2017 tarihli ve 2017/7764 esas, 2017/7536 karar sayılı ilamında yer alan "... sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair hüküm fıkrasının karardan çıkartılmasına dair anılan Mahkemenin 11/08/2017 tarihli ve aynı esas sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/09/2017 tarihli ve 2017/851 değişik iş sayılı kararının, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/20218 tarihli ve 2017/660 esas, 2018/572 sayılı kararı ile tehdit suçundan hükmedilen hapis cezasına ilişkin kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verildiğinden bahisle hüküm fıkrasından çıkarılarak, anılan kararda kesin nitelikteki 3.000,00 Türk lirası adli para cezasına ilişkin tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2021 tarihli ve 2019/727 esas, 2020/128 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın, kesin nitelikteki adli para cezalarının tekerrüre esas alınamayacağından bahisle kabulüne ilişkin mercii Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2021 tarihli ve 2021/869 değişik iş sayılı kararını takiben, sanık hakkında tekerrür uygulanmasına yönelik kısmın hükümden çıkarılmasına dair Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2021 tarihli ve 2019/727 esas, 2020/128 sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesince tekerrüre esas alınan Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/20218 tarihli ve 2017/660 esas, 2018/572 sayılı kararında tehdit suçundan hükmedilen 6 ay hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yine aynı kararda sanık hakkında basit yaralama suçunda kesin nitelikte 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan mahkumiyet hükümlerinin tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkûmiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Mahkemenin, dosyadan el çektikten sonra 24.11.2021 tarihli ek karar ile hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli ve 2017/660 Esas, 2018/572 Karar sayılı kararı ile tehdit suçundan verilen hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden bahisle tekerrür uygulamasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, anılan kararda hükümlünün basit yaralama suçundan almış olduğu kesin nitelikteki 3.000,00 TL adlî para cezası dikkate alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair vermiş olduğu ek kararı ile bu ek karara karşı yapılan itirazın, kesin nitelikteki adlî para cezalarının tekerrüre esas alınamayacağından bahisle kabulüne ilişkin itiraz mercii olan Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/869 Değişik İş sayılı kararının ve bu kararı takiben, hükümlü hakkında tekerrür uygulanmasına yönelik kısmın hükümden çıkarılmasına dair Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde oldukları gözetilerek yapılan incelemede; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesinde yer alan "Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, on beş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunur. 1. (Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,(1) 2.(Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,(1) 3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz..." şeklindeki düzenlemenin Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarih olan 20.07.2016 tarihine kadar geçerlilik arz ettiği, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte 20.07.2016 tarihi itibarıyla artık 5271 sayılı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 272. maddesinin yürürlük kazanması ile birlikte anılan maddenin ilk hâlinde 1412 sayılı Kanun'daki gibi kesin olan hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması sebebiyle kesin nitelikteki adlî para cezaları tekerrüre esas alınabiliyorken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinde yer alan "(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Ancak; a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz." şeklindeki düzenlemenin son fıkrasına 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle yapılan değişiklik ile eklenen "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki cümle gereğince, kesin nitelikteki adlî para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerinin tekerrüre esas alınamayacağı; ancak kanun yararına bozmaya konu edilebilecek hukuka aykırılıkların hüküm tarihi itibarıyla mevcut olan hukuka aykırılıklar olabileceği hususunun da tartışmasız olduğu; Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.07.2020 tarihli ve 2019/13-123 Esas, 2020/334 Karar sayılı içtihadında da "Öte yandan, Usul Kanunlarında yapılan değişikliklerin, yasa yürürlüğe girdikten sonra yapılacak işlemler hakkında uygulanacağı, maddi ceza hukuku kurallarının aksine geçmişe yürümeyecekleri kabul edilmekle birlikte maddi ceza hukukunu da ilgilendiren bir infaz rejimi olan tekerrür kurumunda hüküm tarihinden sonra yapılan yasal değişiklikler nedeniyle doğabilecek adaletsizlikleri gidermek açısından, derhal uygulama ilkesine istisna getirilerek zaman bakımından uygulama ilkesinin benimsenmesi de göz önünde bulundurularak, 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 272. maddesinin son fıkrasında yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği 15.04.2020 tarihinden önce verilmiş olup da hüküm bölümünde, istinaf yasa yolu kapalı olan bir ilamın tekerrür uygulamasına esas alındığı ve 5271 sayılı CMK'nın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı kararlara yönelik olarak, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesinin ikinci fıkrası ve 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrası hükümlerine göre uyarlama yargılaması yapılması mümkün olabilecektir." şeklinde bir değerlendirmenin bulunduğu anlaşılmakla; Bu açıklamalar ışığında incelenmesi gereken dosyaya ilişkin kanun yararına bozma istemi değerlendirildiğinde; 1-Tekerrüre esas alınan ilâmda yer alan basit yaralama suçundan verilen kesin nitelikteki mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde; Tekerrüre esas alınan Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli ve 2017/660 Esas, 2018/572 Karar sayılı kararında, hükümlü hakkında tehdit suçundan verilen hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden anılan hükmün tekerrüre esas alınamayacağı, ancak aynı karardaki basit yaralama suçundan verilen ve kesin nitelikte olduğu anlaşılan 3.000,00 TL adlî para cezasına dair hükmün, kanun yararına bozmaya konu kararın verildiği 20.02.2020 tarihi itibarıyla tekerrüre esas olduğu, zira bu tarih itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin son fıkrasına 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle yapılan değişiklik ile eklenen "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki cümlenin henüz yürürlükte olmadığı, ancak bu türden kararlar ile ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.07.2020 tarihli ve 2019/13-123 Esas, 2020/334 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesinin ikinci fıkrası ve 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrası hükümlerine göre uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu belirlendiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Tekerrüre esas alınan ilâmda yer alan tehdit suçundan verilen kararın tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde; Hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli ve 2017/660 Esas, 2018/572 Karar sayılı kararındaki hapis cezası dikkate alınarak, hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; Tekerrüre esas alınan kararda hükümlü hakkında tehdit suçundan verilen hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden anılan hükmün tekerrüre esas alınamayacağı, ancak aynı karardaki basit yaralama suçundan verilen 3.000,00 TL adlî para cezasına dair hükmün, kanun yararına bozmaya konu kararın verildiği 20.02.2020 tarihi itibarıyla tekerrüre esas olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi kısmen yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, tekerrüre esas alınan ilâmda yer alan basit yaralama suçundan verilen kesin nitelikteki mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce Gerekçe bölümünün 1 No.lu bendinde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, tekerrüre esas alınan ilâmda yer alan tehdit suçundan verilen kararın tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/727 Esas, 2020/128 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hüküm fıkrasında "Sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas Gaziantep 2. Asliye ceza mahkemesinin 2017/660 esas 2018/572 karar sayılı ilamı ile almış olduğu hapis cezası dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.nın 58/6. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında TCK nın 58/6-son cümlesi uyarınca cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," şeklinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine "Sanığın adlî sicil kaydında yer alan Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/660 Esas, 2018/572 Karar sayılı ilâmı ile basit yaralama suçundan almış olduğu 3.000,00 TL adlî para cezası dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesine, hükümdeki diğer hususların aynen korunmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla