KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/258 E., 2025/1930 K.
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/236 E., 2024/18 K
- Suçlar
- Kasten yaralama, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
300 kelime·2 dk okuma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuğun aralarındaki husumet nedeniyle katılanların seyir hâlinde olduğu araca tuğla fırlatması ile aracın tekerinin patladığı,
direksiyon hâkimiyetinin kaybedilmesi sonucu da kaza yapan katılanların basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına neden olması şeklindeki eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 86/3-e, 151/1. maddelerinde tanımlanan kasten yaralama ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, 10.03.2016 olan ilk mahkûmiyet tarihi ile 30.01.2024 olan ikinci mahkûmiyet tarihi arasında geçmiş bulunduğu gözetilmeden,
suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,