Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/2694 E. , 2025/6435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/550 E., 2022/384 K. SUÇ : Mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yar
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/2694 E. , 2025/6435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/550 E., 2022/384 K. SUÇ : Mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/22871 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesi kapsamında işlenen mala zarar verme suçunun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak 5237 sayılı Kanun'un 66/1 ve 66/2. maddelerine göre suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle olağan dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olarak dikkate alınması gerektiği nazara alındığında; suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında 12/12/2013 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20/12/2012 ile yeni suçun işlendiği 14/05/2014 tarihleri arasında durmasını (4 ay 24 gün) müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 04/10/2022 tarihine kadar kesintisiz işleyerek tamamlanmış olduğu anlaşıldığından, mala zarar verme suçundan görülen kamu davasının zaman aşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan hükümlünün eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 31/3. maddelerinde düzenlenen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık olağan (aslî) zamanaşımının; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.12.2013 tarihi itibarıyla durduğu ve hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 14.05.2014 günü yeniden işlemeye başladığı dikkate alındığında, hükümlünün sorgusunun yapıldığı 12.12.2013 tarihinden 04.10.2022 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu ve bu süre içerisinde zamana şımını kesen başka bir neden bulunmadığı gözetilmeden, hükümlü hakkındaki mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/550 Esas, 2022/384 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.