İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/3154 Karar: 2025/7762 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/3154 K.2025/7762

2. Ceza Dairesi 2025/3154 E. , 2025/7762 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2118 E., 2021/3811 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incel

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/3154 E. , 2025/7762 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2118 E., 2021/3811 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incel

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/3154 E. , 2025/7762 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2118 E., 2021/3811 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1 maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, atılı suçları işlemediğine, suç tarihinde yanında bulunan Gökhan isimli kişiye yardım ettiğine, olay yerinde bulunan sigara izmaritinden alınan numunelerin kendisine ait olmadığının anlaşıldığı, yine görüntülerdeki kişinin kendisi olduğu tespit edilemediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-Yaz saati uygulamasının kalıcı hâle geldiği 27.03.2016 tarihinden sonra işlenen suçlarda, eylemin gece sayılan zaman aralığında olup olmadığının belirlenmesi için UYAP sisteminden "Güneşin doğuş- batış saatlerine ilişkin tabloda yer alan yaz saati uygulamasında tablodaki değerlere (1) saat ilave edilecektir" şeklindeki açıklama da dikkate alınarak, öncelikle güneşin doğuş/batış saatleri bulunup, bu sonuca göre TCK'nın 6/1-e maddesi kapsamında güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat önceye kadar devam eden gece vaktinin tespiti gerektiği belirlenerek bu bilgilerin ışığında; UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre gece vaktinin saat 05.14'te bittiği, sanığın dosyada mevcut kamera izleme görüntüsüne göre suça konu eylemini saat. 05.02 sırasında gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığın eylemine uyan yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla