Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/3156 E. , 2025/8862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3361 E., 2022/3471 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca temyiz edileb
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/3156 E. , 2025/8862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3361 E., 2022/3471 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin suça sürüklenen çocuğun geçmişi göz önüne alındığında alt dereceden hüküm kurulmasının usul esasa aykırı olduğuna, 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri gereğince üst dereceden cezalandırılması gerektiğine; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulan suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suça sürüklenen çocuğun söz konusu eylemi gerçekleştirdiği yönünde somut bir delil bulunmadığı halde diğer suça sürüklenen çocukların suçtan kurtulmaya yönelik beyanları göz önünde bulundurularak müvekkilinin cezalandırılmasına karar verilmesinin yasa ve usûle aykırı olduğuna, dosya kapsamında mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlarır ilkesi gereğince suça sürüklenen çocuğun lehine hareket edilmesi gerektiğine, istinaf mahkemesince 23.11.2022 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuğun müdafiisi olmadan beyanı alındığına, bu nedenle savunma hakkının kısıtlanmış olduğuna, ilk derece mahkemesi kararında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi uyarınca indirim uygulanmışken istinaf mahkemesinin rızai bir irade olmadığı gerekçesiyle anılan maddeyi uygulamamasının yasa ve usûle aykırı olduğuna, hırsızlığa konu eşyaların değerinin azlığı dikkate alınarak TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunmalarına rağmen bu hususlar tartışılarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılan vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.04.2019 tarihli ilâmı öncesi, Sakarya Çocuk Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli kararında suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan iki kez 3.000,00'er TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlerin suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edildiği ve aleyhe istinaf bulunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında bozma sonrası hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının 5271 sayılı CMK'nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan iki kez 3.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından ''Katılan ... Bakanlığının aleyhe istinafı nazara alınarak verilen cezadan CMK'nun 283 maddesine yer olmadığına'' ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “5271 sayılı CMK'nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının, iki kez 3.000,00 TL adli para cezası (3.000,00 TL + 3.000,00 TL) üzerinden infazına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği usûl ve yasaya uygun bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.