Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/3170 E. , 2025/20557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/61 E., 2021/1254 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞ
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/3170 E. , 2025/20557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/61 E., 2021/1254 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,bozma Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2019/61 Esas, 2021/1254 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve kararın itiraz edilmeksizin 28.12.2018 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; mahalline gönderilmek üzere dosyanın incelenmeden Tebliğname'ye aykırı olarak İADESİNE, II- Mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, III) Hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosyada bulunan yakalama ve teslim tutanağı içeriği, müşteki beyanları, sanık savunmaları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın çalınan eşyalardan bir kısmının yerini göstererek soruşturma aşamasında iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; gerçekleşen kısmî iade nedeniyle mağdur öğrencilerin tespiti ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızalarının bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. madde hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep 17. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.