İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/390 Karar: 2025/4855 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/390 K.2025/4855

2. Ceza Dairesi 2025/390 E. , 2025/4855 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3022 E., 2020/1930 K. SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I. Sanık hakkında ba

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/390 E. , 2025/4855 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3022 E., 2020/1930 K. SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I. Sanık hakkında ba

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/390 E. , 2025/4855 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3022 E., 2020/1930 K. SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I. Sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, sanığın cezalandırılmasına yeterli delilin olmadığına, suçu işlediğinin sabit olmadığına, kararın silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğuna, gerekçesiz hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında hırsızlık ile başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanma suçlarından hüküm kurulmuş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Banka kartı suçundan verilen ceza miktarı nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmazken, hırsızlık suçu temyiz incelemesine tabi tutulmuştur. Daire zorunlu müdafi yönünden usulü denetlemiştir.

Hukuki İlke: Alt sınırı beş yıldan fazla hapsi gerektiren suçlarda sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmanın müdafi eşliğinde alınması zorunlu olup, buna uyulmaması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde mutlak bozma sebebidir.

Uygulama Sonucu: Banka kartı suçundan temyizin reddine; hırsızlık suçundan ise zorunlu müdafi bulundurulmadan yargılamaya devam edilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Nitelikli hırsızlık gibi alt sınırı beş yılı aşan suçlarda müdafi olmadan alınan savunmalar tek başına bozma sağlar; dosyada zorunlu müdafi atanıp atanmadığı ilk kontrol edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla