Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/3934 E. , 2025/6946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2017/2225 E., 2018/266 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak, sanık ... hakkında her iki katılana yönelik, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik eylemleri n
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/3934 E. , 2025/6946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2017/2225 E., 2018/266 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak, sanık ... hakkında her iki katılana yönelik, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle beraat, sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik eylemi nedeniyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I. Sanıklar Hakkında Katılan ...'a Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, olayın görgü tanıkları ve diğer sanıklarla yaptığı işbirliği göz önüne alındığında sanığın cezalandırılması gerekirken hakkında beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğuna, sanık ...'ın hırsızlığın gerçekleştiği yerde yakalanmasına rağmen katılan ...'a karşı işlenen hırsızlık olayına karışmadığını kabul ederek beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile yasaya aykırı biçimde karar verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılan ...'a ait tarla ve trafonun sanıkların ve suça konu yakıtların bulunduğu yer ile yaklaşık 8 kilometre mesafede olması illiyet bağının kurulma imkanının bulunmaması karşısında Tebliğname'de bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan ilk derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak beraat kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, II. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı İşlenen Hırsızlık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü ve Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, sanık ...'ın, katılan ...'ye karşı işlediği hırsızlık olayında mazotun kilitli olmayan depodan çalındığını kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, olayın görgü tanıkları ve diğer sanıklarla yaptığı işbirliği göz önüne alındığında sanığın cezalandırılması gerekirken hakkında beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılan vekilinin temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Suç vasfının tayini yönünden katılan ...'nin aşamalarda farklılık arz eden beyanları ile trafonun yakıt depo kapağının ... tarafından kilitlendiği ve takip edildiği anlatımları karşısında suç tarihi itibariyle ...'nin kullandığı trafonun yakıt depo kapağının kilitli olup olmadığı yönünden oluşan çelişki ...'tan da sorularak giderilmesi yoluna gidilmeden eksik araştırmayla suç vasfının tayini ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a maddesi gereğince hüküm kurulması, 2.Katılan ... ve tanıkların birbirleriyle örtüşen istikrarlı anlatımları karşısında; iddianamede isnat edilen ve ilk derece Mahkemesince kabul edilen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1. maddelerindekine dair niteleme karşısında zorunlu müdafii de tayin edilmeden yargılamaya devam edilerek, sanık ...'ün de katılan ...'ye karşı sanık ... ile birlikte atılı hırsızlık suçunu işlediği yönünde mahkûmiyetine yeterli delil olduğu gözetilmeden delil takdirinde yanılgıya düşülerek sanık ...'ün katılan ...'ye karşı eyleminden dolayı beraat kararı verilmesi, 3.Sanık ... hakkında ilk derece Mahkemesince neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine istinaf talebi bulunmadığı sanık hakkında tayin olunan 3 yıl 9 ay hapis cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 283/1. maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.