İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/4255 Karar: 2025/23245 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/4255 K.2025/23245

2. Ceza Dairesi 2025/4255 E. , 2025/23245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/261 E., 2024/1005 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edil

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/4255 E. , 2025/23245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/261 E., 2024/1005 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edil

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/4255 E. , 2025/23245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/261 E., 2024/1005 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz isteminin, mahkûmiyet kararının, kesin ve somut delile dayanmadığı, yalnızca olay yerinde bulunan kan izine dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, şikâyetçi kendisini vekille temsil etmediği hâlde lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı hâlde TCK 58’in tatbik edilmesi hatalı olduğu, kararın bozulması ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Gerekçeli karar başlığında, şikâyetten vazgeçen müştekinin katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Bozma öncesi hırsızlık suçundan hüküm kurulurken sanık hakkında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına karar verildiği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmadığı, kararı yalnızca sanık ve müdafiinin temyiz etmesi nedeniyle aleyhe temyiz bulunmadığı, buna rağmen bozma sonrası hükümde sanık hakkında hırsızlık suçundan tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 307/son maddesine aykırı davranılması, 2- Şikâyetçinin kendisini vekille temsil ettirmediği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür uygulamasına ve vekâlet ücretinin verilmesine ilişkin kısımların çıkarılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla