Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/4469 E. , 2025/9371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 28.11.2018 SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar onama, onama I - Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığın
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/4469 E. , 2025/9371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 28.11.2018 SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar onama, onama I - Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/1457 Esas, 2018/1951 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'in temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, II - Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteminin sanıklar hakkında kurulan hükümlerde yasanın uygulanmasında hataya düşülerek hüküm kurulduğuna, yasaya uygun olmayan hükmün bozulması gerektiğine, müvekkili sanıklar hakkında mahkumiyetlerini gerektirir yeterli delil olmadığından beraat kararları verilmesi gerekirken mahkumiyet kararları verilmiş olmasının bozmayı gerektirdiğine; sanık ...'in temyiz isteminin aleyhinde verilen kararın lehine bozularak mağduriyetinin giderilmesini talep ettiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin verilen kararın usul ve esas yönden hukuka aykırı olduğuna, yerel mahkemenin yeteri kadar inceleme yapmadan karar verdiğine, olay günü müvekkilinin olay yerinde bulunmadığına, bunu diğer sanıkların da onayladığına, müvekkilin olay yerinde olduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir delil olmadığına, müvekkilinin sadece hırsızlıkta kullanılan arabaya bindiğine, ayrıca sanık ...'un olay yerinde olup olmadığına ilişkin olarak HTS kayıtlarının alınmadığına, müvekkilinin hırsızlık suçunu işlediği ve konuta girdiği tam ve kesin olarak belirlenemediğinden "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A. Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden, Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-g-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.