İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/4480 Karar: 2025/10419 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/4480 K.2025/10419

2. Ceza Dairesi 2025/4480 E. , 2025/10419 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1545 E., 2018/237 K. - 2017/1945 E., 2017/1740 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkemesi

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/4480 E. , 2025/10419 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1545 E., 2018/237 K. - 2017/1945 E., 2017/1740 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkemesi

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/4480 E. , 2025/10419 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1545 E., 2018/237 K. - 2017/1945 E., 2017/1740 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.10.2017 tarihli ve 2017/ 1945 Esas, 2017/1740 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hüküm ile 07.02.2018 tarihli ve 2017/1545 Esas, 2018/237 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.10.2017 tarihli ve 2019/1945 Esas,2017/1740 Karar sayılı kararı ve 07.02.2018 tarihli ve 2017/1545 Esas, 2018/237 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 143, 62 ve 58.maddeleri uyarınca iki kez 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan aynı Kanun'un 142/2-h, 143, 43, 62 ve 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın atılı suçu birden fazla kez işlediğine ilişkin kabulün hatalı olduğuna, katılanların da beyanlarının bir eyleme yönelik olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın, katılanların zararını tazmin için uğraştığına ancak katılanların zararlarının çok üzerinde talepte bulunmaları sebebiyle mümkün olmadığına, katılanlara kısmî iadeye rızalarının olup olmadığı hususunun sorulmadığına; sanığın temyiz isteminin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143/1. maddelerinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmış ise de, gerek ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında gerekse de istinaf kanun yolu aşamasında müdafii hazır olmadan sanığın savunması alınmak suretiyle yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından hükümler kurulmuştur. Banka kartı ve işyeri dokunulmazlığı hükümleri beş yıl veya altı cezalar olup, hırsızlık suçundan istinafta duruşma açılarak İDM kararı kaldırılıp yeni hüküm tesis edilmiştir.

Hukuki İlke: CMK 286/2-a uyarınca beş yıl veya daha az hapis ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf esastan red kararları temyize kapalıdır. Alt sınırı beş yıldan fazla olan hırsızlık suçunda (TCK 142/2-h, 143) CMK 150/3 gereği zorunlu müdafi atanmasına rağmen müdafi hazır olmadan savunma alınması, CMK 188/1 ve 289/1-e uyarınca savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir.

Uygulama Sonucu: temyize kapalı hükümler yönünden red, hırsızlık hükmü yönünden bozma

Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafi gerektiren suçlarda müdafi hazır bulunmadan alınan savunma başlı başına mutlak bozma nedenidir (CMK 289/1-e); dosyada zorunlu müdafili yargılamanın her aşamasında müdafinin fiilen hazır olup olmadığı titizlikle kontrol edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla