Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/4589 E. , 2025/19440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2158 E., 2024/3590 K. SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/4589 E. , 2025/19440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2158 E., 2024/3590 K. SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin; "suça sürüklenen çocuğun gerek soruşturma gerekse de kovuşturma aşamasında birbiriyle tutarlı savunmalarında da üzerine atılı suçu kendisinin işlemediğini açıkça beyan ettiği, 09.01.2023 tarihli ... Laboratuvar Amirliği'nin raporu da görüntülerdeki kişinin suça sürüklenen çocuk olup olmadığının kesin ve net bir şekilde belli olmadığını mütalaa edilmesi nazara alınarak düdüklü tencere kutusu üzerinde parmak izinin bulunması suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğinin kabulü adına yeterli olmadığına, masumiyet karinesi gereği suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte olması hâlinde suça sürüklenen çocuk lehine olan hükümlerin en üste sınırdan uygulanmasını; zorunlu vekil ücreti mahsup edilmek suretiyle suça sürüklenen çocuk lehine beraat vekalet ücretinin ödenmesine" ilişkin olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, "suça sürüklenen çocuk hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 2. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.