Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/5296 E. , 2025/19435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1880 E., 2024/2843 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Gaziantep Bölge Adliye Ma
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/5296 E. , 2025/19435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1880 E., 2024/2843 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.12.2024 tarihli ve 2024/1880 Esas, 2024/2843 Karar sayılı kararının, hükümlü ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükümlü ... ve sanık ... hakkında hırsızlık suçundan yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince mahkûmiyetlerine karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına yönelik sanık ... müdafiinin istinaf talebinde bulunması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince, sanık hakkında savunma hakkının kısıtlandığından bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği ve bozma kararının, istinaf kanun yoluna başvurmayan hükümlü ...'a sirayet ettirilmesine karar verildiği, bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanık ve hükümlünün mahkûmiyetine karar verildiği, devamında tarafların istinaf kanun yoluna başvurduğu ve istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği hükümlünün bu hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, hükümlü ve müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Gaziantep 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/291 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 12.10.2022 tarihli ve 2021/1589 Esas, 2022/2304 Karar sayılı kararı ile “Sanığın üzerine atılı suçun cezasının alt sınırı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 150/3 ve 196/2 maddeleri uyarınca sorgusunun müdafii eşliğinde yapılması gerektiğinden” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 12.10.2022 tarihli ve 2021/1589 Esas, 2022/2304 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Gaziantep 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli, 2022/1148 Esas, 2024/180 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hükümlü ve sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet verilmiş; BAM, istinaf başvurusunda bulunan sanık yönünden savunma hakkının kısıtlandığından bahisle hükmü bozup bunu istinaf etmeyen hükümlüye de sirayet ettirmiş, ilk derece mahkemesi yeniden mahkûmiyet kurmuştur.
Hukuki İlke: Alt sınırı gereği CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi gereken suçta sorgunun müdafisiz yapılması, CMK 289/1-h kapsamında savunma hakkının kısıtlanması olup hukuka kesin aykırılıktır; bu aykırılık BAM'ca duruşma açılıp davanın yeniden görülmesiyle giderilmelidir, dosya üzerinden bozma (CMK 280/1-e/f dışı) hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûldür. Sirayet nedeniyle karara gelen hükümlünün bu hükmü temyiz yetkisi yoktur.
Uygulama Sonucu: hükümlü yönünden ret, sanık yönünden bozma
Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafili suçlarda müdafisiz sorgu kesin bozma nedenidir (CMK 289/1-h); ancak BAM bunu dosya üzerinden bozarsa o karar da sakattır. Sirayetle karara gelen tarafın temyiz yetkisi bulunmadığını gözden kaçırmayın.