Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/538 E. , 2025/13072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ: Hırsızlık İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. ma
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/538 E. , 2025/13072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ: Hırsızlık İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. Maddesinin ise "Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, "suça sürüklenen çocuk ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ın gece vakti mağdura ait motosikleti bulunduğu yerden rıza dışında aldığı ve hakimiyet alanlarına soktukları, motosiklet araca sığmadığından motosikleti farklı bir noktaya bıraktıkları, bu aşamada suçun tamamlandığı, ve sonrasında suça iştirak etmenin mümkün olmadığı, suça sürüklenen çocuk ...'in de hırsızlık suçuna iştirak etmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan beraat hükmüne yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken açılan duruşma neticesinde yapılan yargılama ile mahkumiyet hükmü verilmesinin hukuka aykırı olduğuna " ve suça sürüklenen çocuk müdatînin, "suçun unsurlarının oluşmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; 1.Temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'un iştirak halinde hareket ederek suça sürüklenen çocuk ...'ın tanınmasını engellemek için suça sürüklenen çocuk ...'e montunu vermek ve devamında iş yerini gözetleyen konumda bulunan araç içerisinde gözcülük yapmak suretiyle, ...'in ise bizzat iş yeri içerisine girerek kasadan çaldığı anahtar ile iş yeri önünde bulunan mağdura ait motosikleti çalmak suretiyle eylem üzerinde fiili hakimiyet kurdukları, ...'ın motorsiklet ve otomobil kullanmayı bilmemesi nedeniyle çalınan motorsikleti olay yerine geldikleri çalıntı otomobile sokmaya çalıştıkları ancak motorsikletin araca sığmaması üzerine motorsikleti ara sokağa koyarak Ordu'ya geri geldikleri, suça sürüklenen çocuk ...'in suça sürüklenen çocuk ...'e çalıntı motorsikletten bahsederek bıraktıkları yerden almak için ... ile birlikte Bulancak ilçesine gelip motorsikleti bulunduğu yerden alarak Ordu iline götürdükleri ve ...'in evinin önüne park ettiklerinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk ...'in eyleminin hırsızlık suçuna yardım etme değil, 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde düzenlenmiş olan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturacağı, hukukî durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulması, 2. Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nun 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca; "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk miidafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuklardan ikisi gece vakti mağdura ait motosikleti çalıp araca sığmadığı için ara sokağa bırakmış; başka bir çocuk ise sonradan haberdar olup bırakılan motosikleti alarak götürmüştür. Bu son çocuk hakkında hırsızlıktan mahkumiyet kurulmuş, savcı ve müdafi temyize gitmiştir.
Hukuki İlke: Hırsızlık suçu malın alınıp fiili hakimiyet kurulmasıyla tamamlanır; suç tamamlandıktan sonra eşyayı bulunduğu yerden alıp devralan kişinin eylemi hırsızlığa iştirak değil, 165. maddedeki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturur. Lehe kanun uygulaması gereği bu suçun uzlaşma kapsamına alınması da gözetilmelidir.
Uygulama Sonucu: Bozma; tamamlanmış hırsızlıktan sonra eşyayı devralan çocuğun eyleminin 165. madde kapsamında değerlendirilmesi ve lehe olan uzlaşma hükümleri nedeniyle hukuki durumunun yeniden takdiri gerektiğinden hüküm bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Müvekkilin hırsızlığa fiilen katılmayıp suç tamamlandıktan sonra eşyayı devraldığı durumlarda savunma, eylemin daha az cezalı ve uzlaşmaya tabi suç eşyasını kabul suçu (165) olduğunu ileri sürerek hem vasfı hem uzlaşma imkanını kazanabilir.