İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/5505 Karar: 2025/10120 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/5505 K.2025/10120

2. Ceza Dairesi 2025/5505 E. , 2025/10120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Torul Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/123 E., 2024/293 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. madde

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/5505 E. , 2025/10120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Torul Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/123 E., 2024/293 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. madde

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/5505 E. , 2025/10120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Torul Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/123 E., 2024/293 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanık .. .. hakkında 27.05.2012 tarihli eyleme, sanık .. .. hakkında 16.07.2012 ve 19.07.2012 tarihli eylemlere, sanık .. . . hakkında 19.07.2012 tarihli eyleme ilişkin olarak verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, 16.07.2022 ve 19.07.2022 tarihli eylemler bakımından, sanıkların kimlikleri tespit edilip, yasal hakları hatırlatılarak birleşen dosyalar yönünden usulüne uygun olarak ilk savunmalarının 24.05.2024 tarihinde alındığı anlaşılmakla; sanık ...'ın 05.10.2021, sanık .. .. ..ın 24.05.2022 tarihli sorgularının zamanaşımını kesmeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanık ...'ın 27.05.2012 günü gündüz vakti katılan şirkete ait kabloları çaldığının iddia edildiği somut olay bakımından; eylemin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/4 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, suç tarihi olan 27.05.2012 gününden karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanık ...'ın 16.07.2012, sanıklar .. .. ve .. .. ..'ın 19.07.2012 tarihinde gündüz vakti katılan şirkete ait kabloları çaldıklarının iddia edildiği somut olaylar bakımından; eylemlerin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının, 16.07.2012 tarihli eylem yönünden zamanaşımını kesen son işlem olan sanıklar .. ve ...'in ilk sorgularının yapıldığı 06.03.2014; 19.07.2012 tarihli eylem yönünden zamanaşımını kesen son işlem olan sanık ...in ilk sorgusunun yapıldığı 19.02.2014 tarihinden kendilerinin usulüne uygun olarak ilk savunmalarının alındığı 24.05.2024 tarihine kadar geçtiği gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle davaların düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanıkların temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanıklar .. .., .. .. .. ve .. .. hakkında 14.08.2013 tarihli eyleme ilişkin olarak verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bozma sonrası yürütülen yargılama sırasında sanık ...'ın dava konusu eyleme yönelik ilk sorgusunun yapıldığı 01.07.2021 tarihinde, tüm sanıklar için zamanaşımının kesildiği belirlenerek yapılan incelemede; Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, III) Sanıklar .. .., .. .., . .. .. hakkında 07.08.2013 tarihli eyleme ilişkin olarak verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanıklar .. .. ile .. .. ..'ın aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 148/4. maddesi uyarınca sanık .. ..’nin soruşturma aşamasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukta verdiği 27.08.2013 tarihli beyanının hükme esas alınamayacak oluşu birarada değerlendirildiğinde; sanıkların 07.08.2013 tarihinde gerçekleşen hırsızlık suçunu işlediklerine dair, sonradan inkar edilen sanık ..’in müdafisiz kolluk beyanındaki suç atma niteliğindeki ifadeleri dışında sanıkların savunmalarının aksini gösterir mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden ve atılı suçu işlediklerine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, 2. Hüküm tarihinde farklı yargı çevresinde bulunan Araklı Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık Murat Bayrak'ın 14.05.2024 tarihli duruşmada duruşmadan bağışık tutulmak istemediğini beyan ettiği dikkate alınmadan ve sanığın bağışık tutulmasına dair karar alınmadan hükmün açıklandığı 17.12.2024 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak sanık ...'ın savunma hakkının kısıtlanması, 3. Kabule göre de; 27.08.2013 tarihinde ... köyü yakınlarında katılan şirkete ait kabloların çalınması olayı ile ilgili, sanıklar .. .., .. .. ... ve .. ..’ın yakalandıkları, temyize konu mahkûmiyet verilen dosyadaki suç tarihinin 07.08.2013, iddianame tarihinin 20.09.2013 olduğu, sanıkların yakalandığı 27.08.2013 tarihli olayda ise, iddianame tarihinin 13.09.2013 olduğu, UYAP üzerinden yapılan incelemede, 27.08.2013 tarihli olay ile ilgili sanıklar hakkında ayrıca kamu davasının açıldığı ve Torul Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2013 tarihli ve 2013/244 Esas, 2013/197 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verildiği, bahsi geçen kararın Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 25.10.2016 tarihli ve 2015/9865 Esas, 2016/14218 Karar sayılı ilâmı ile yapılan inceleme sonucunda düzeltilerek onanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle yargılamaya devam olunup, bahsi geçen dosya getirtilip incelenerek, suç ve iddianame tarihi tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, değilse onaylı örnekleri dosya içine konularak, her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme tek bir suçu, her iddianameden sonraki eylemlerin ayrı bir suçu oluşturacağı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluştuğu değerlendirilerek, varsa kesinleşen dosyadaki ceza miktarı mahsup edilerek sonucuna göre sanıkların hukukı durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanık .. .. müdafii ile sanıklar .. .. ve .. .. ..'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla