KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/558 E., 2025/4472 K.
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/1050 E., 2024/3892 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Hükmün kaldırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
321 kelime·2 dk okuma
Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin; lehine tanık delillerine itibar edilmediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına; katılan vekilinin temyiz isteminin ise, adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine, alt sınırdan ceza verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak.
Katılan vekilinin, mağdurun 18 yaşından küçük olması nedeniyle baro tarafından zorunlu vekil olarak atandığı gözetilmeden katılan yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan,