İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/5703 Karar: 2025/10810 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/5703 K.2025/10810

2. Ceza Dairesi 2025/5703 E. , 2025/10810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1601 D. İş SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞN

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/5703 E. , 2025/10810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1601 D. İş SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞN

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/5703 E. , 2025/10810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1601 D. İş SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili ek kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/37294 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İnfaza ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer olan "(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanacağı, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun ilk hükmün kesinleşmesinden sonra işlenmesi yeterli olup, bu cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmadığı, infaz edilmemiş cezaların her zaman tekerrüre esas alınabileceği, kanun koyucunun tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi şartını aramadığı halde, cezaların infaz edilmiş olması halinde kanunda belirlenen sürelerin geçmemiş olması halinde ancak tekerrür hükümlerinin uygulanabileceğini hüküm altına aldığı, Dosya kapsamına göre, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2017 tarihli ve 2017/7764 esas, 2017/7536 karar sayılı ilamında, "sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair hüküm fıkrasının karardan çıkartılmasına dair anılan Mahkemenin 11/08/2017 tarihli ve aynı esas sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/09/2017 tarihli ve 2017/851 değişik iş sayılı kararının, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu..." şeklinde belirtildiği üzere, sadece infaza yönelik bir karar verilebileceği, mercii tarafından sanık hakkında kesinleşen hükümde değişiklik yapacak şekilde tekerrür uygulanmasına yönelik kısmın hükümden çıkarılmasına dair karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlü hakkında, Kınık Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.04.2021 tarihli kararda, cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği ve bu kararda tekerrüre esas alınan Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/551 Esas, 2020/169 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292/1, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 58. maddesi gereği cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin mahkûmiyet hükmünün, 16.06.2020 tarihinde kesinleşmesinden sonra anılan dosyada basit yargılama usûlünün uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak yapılan uyarlama yargılaması sonucu Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2023/603 Esas, 2023/864 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 292/1, 62 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereği cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği ve bu kararın da 07.10.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de; tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün, uyarlama yargılaması sonucunda yine hükümlü hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle tekerrüre esas olma koşulunun ortadan kalkmadığı ve uyarlama yargılama sonrasında verilen mahkûmiyet kararının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olmasının tekerrür uygulamasını engellemeyeceği nazara alınarak yapılan incelemede; Mahkemenin, dosyadan el çektikten sonra 07.09.2023 tarihli ek karar ile hükümlünün cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin asıl karardaki, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas teşkil eden ilâm yerine başka bir ilâm nedeniyle hükümlü hakkında birinci kez tekerrür uygulanmasına dair verdiği ek kararın ve bu karara yapılan itiraz üzerine itiraz merciince 04.10.2023 tarihinde verilen incelemeye konu itirazın reddine ilişkin kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde oldukları belirlendiğinden; anılan 04.10.2023 tarihli merci kararının kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla