Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/6193 E. , 2025/12070 K. "İçtihat Metni" AHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2609 E., 2025/11 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299/1. maddesi gereğ
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/6193 E. , 2025/12070 K. "İçtihat Metni" AHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2609 E., 2025/11 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyiz isteminin, uzlaşma isteminin mahkemece değerlendirilmediğine, hakkında iddia olunan eylemlerin araştırılmasını istemesine rağmen bu konunun araştırılmadığına, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin suçun vasfının yanlış belirlendiğine sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, işlemiş olsa dahi çalınan malların değeri düşük defolu mallar olduğu bu nedenle sanık hakkında değer azlığı maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği, sanığa atılı iddiaların netliğe kavuşması bakımından hiçbir maddi delilin elde edilmediğine, sanığın suça iştirak etme iradesinin bulunmadığına, sanığın hesabına gelen paranın diğer sanık ile aralarındaki borç ilişkisine dayandığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasına, zincirleme suç nedeniyle sanık hakkında artırım oranının üst sınırdan belirlenmesine, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, hırsızlığın yapıldığı yerin sürekli sevkiyat yapılan bir yer olması nedeniyle kilitle muhafaza edilen yerlerden olmadığından sanığın eyleminin nitelikli hırsızlık suçunu oluşturmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasına, zincirleme suç nedeniyle sanık hakkında artırım oranının üst sınırdan belirlenmesine, zarar giderimine ilişkin herhangi bir indirimin yapılmadığına, sanığın tüm aşamalarda yargılamaya yararlı olacak şekilde beyanlarda bulunmasına rağmen ceza şahsileştirilmeden, gerekli indirimler yapılmadan hüküm kurulamasına ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin hırsızlığın yapıldığı yerin sürekli sevkiyat yapılan bir yer olması nedeniyle kilitle muhafaza edilen yerlerden olmadığından sanığın eyleminin nitelikli hırsızlık suçunu oluşturmadığına, sanığa iddia olunan eylemlerle ilgili yetkisinin bulunmadığına, diğer sanıkların soyut beyanları dışında irsaliye kesmek ya da stokların silinmesi gibi eylemleri yaptığına ilişkin somut delil bulunmadığına, sanığın diğer sanık ...'nın iş yeri giysilerini giymesi nedeniyle şüphelendiğine, sanıklar ile iştirak halinde hareket etmediğine, bilirkişilerce sanığın diğer sanıklar ile iletişimin aynı yerde çalışmalarından kaynaklandığının gözetilmemesi, hesap incelemelerinde yer verilen hareketlerin sanık ile diğer sanıklar arasındaki borçlardan kaynaklandığı diğer hareketlerin ise sanığın araç alım satım işlemlerini gösterdiğini, isnat edilen suç ile alakalı herhangi bir hesap hareketinin mevcut olmadığına, mahkûmiyet cezası kabul edilmemekle birlikte, alt sınır olan 5 yıldan uzaklaşarak 8 yıl olarak esas alınması hukuka aykırılık teşkil ettiğine, zincirleme suç hükümlerine göre cezada artırım oranının üst sınıra yakın bir oranda takdir ederek hüküm kurulmasına, takdir indirim maddesinin uygulanmamasına ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin katılanın zararı karşılandığı takdirde, zararın hangi sanık tarafından karşılanacağı önemli olmaksızın tüm sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi kapsamında 1/2 oranındaki ceza indiriminden faydalanmaları gerekirken sanık hakkında indirim yapılmadığına, sanığın hırsızlığa konu olan malların alıcısı olduğu halde hırsızlık suçundan yargılanmasının tek sebebinin diğer sanık ...'nin, sanığın ekonomik gücünden yararlanarak etkin pişmanlık hükümleri uyarınca indirim yapılmasını amaçlaması olduğuna, sanığın hırsızlık suçuna iştirak ettiğine dair somut delilin bulunmadığına, sanığın diğer sanıklarla fikir ve eylem birlikteliği içinde hareket ederek hırsızlık suçunu işlediği olgusu ispatlanamadığına, suça ne şekilde iştirak ettiği aydınlığa kavuşturulmadan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi delaletiyle hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verildiğine, takdiri indirim maddelerinin uygulanmamasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında katılan kuruma yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.