Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/6904 E. , 2025/12069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/148 E., 2025/300 K. SUÇLAR : Hırsızlık,mala zarar verme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Reddine, ek kararın onanmasına, bozma I- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan k
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/6904 E. , 2025/12069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/148 E., 2025/300 K. SUÇLAR : Hırsızlık,mala zarar verme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Reddine, ek kararın onanmasına, bozma I- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2. maddesinin (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 06.03.2025 tarihli ve 2025/148 Esas, 2025/300 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. madddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından 06.03.2025 tarihli ek karar ile sanık müdafiinin temyiz talebinin, sanığın temyizden feragat etmiş olması nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 06.03.2025 tarihlerinde verilen 2025/148 Esas, 2025/300 Karar sayılı ek kararlarında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafıinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği. Tebliğname 'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, III- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan kurum vekilinin temyiz isteminin alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine, sanık ... yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanırken artırımın üst sınırdan yapılması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılan kuruma yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmını bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, IV- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve katılan kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmamasına rağmen sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına, sanık lehine olan deliller toplanmadan hüküm kurulmasına, lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanığın kullandığı aracın olay yerinde görülmesinden başka olayı gerçekleştirdiğine dair delilin bulunmadığına, atılı suçu işlemeye yönelik her hangi icrai bir hareketinin olmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmamasına ilişkin olduğu, katılan kurum vekilinin temyiz isteminin alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesinde yer alan yasal zorunluluk nedeniyle sanıklar müdafilerinin hazır bulunduğu oturumda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklar müdafilerinin mazeretlerinin soyut beyanlardan ibaret olduğu görülerek her iki mazeret dilekçesinin reddine karar verilerek Cumhuriyet savcısının mütalaasına ilişkin sanıklar müdafilerinin savunmada bulunmaları gerektiği de nazara alınmaksızın duruşma ertelenmeden veya başka bir müdafi de görevlendirilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.