İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/6933 Karar: 2025/11463 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/6933 K.2025/11463

2. Ceza Dairesi 2025/6933 E. , 2025/11463 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/815 E., 2024/812 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I - İş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kuru

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/6933 E. , 2025/11463 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/815 E., 2024/812 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I - İş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kuru

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/6933 E. , 2025/11463 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/815 E., 2024/812 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I - İş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, İznik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2024/815 Esas, 2024/812 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından İznik Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 29.05.2023 tarihinde verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 03.11.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar verildiği ve anılan suçlardan kurulan hükümlerin Dairemizin 05.03.2024 tarihli bozma ilâmı kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, kesinleşen hükümler yönünden kurulan ikinci hükümlerin, hukukî değerden yoksun ve infaz kabiliyeti bulunmadığından yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan bu kararların temyize konu edilmesi de mümkün olmadığından 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi gereğince sanığın ve müdafiinin temyiz istemlerinin REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğuna, yasa maddelerinin uygulanmasında hataya düşüldüğüne, mahkemenin delillerin takdirinde hataya düştüğüne, aynı eylem nedeniyle birden çok cezaya hükmedildiğine, Yargıtay bozma ilamının dikkate alınmadığına, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, bu nedenlerle kararın yeniden incelenmesini talep ettiklerine; sanığın temyiz isteminin katılanın zararını ödemek istediğine, kararın bozularak tarafına yeniden yargılanma yolunun açılmasını talep ettiğine, pişman olduğuna ve kendisine bir şans daha verilmesini talep ettiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılanın bozma sonrası, "her ne kadar bozma öncesi mahkeme aşamasında 'daha sonra yaptığım incelemelerde dükkanda bulunan erişte ve satmış olduğum ürünlere ilişkin 500,00 TL'lik bir zararım oluşmuştur' şeklinde beyanda bulunsam da bu beyan etmiş olduğum zarar 1.050,00 TL'lik nakit para hırsızlığına ve 125,00 TL'lik cam hasarına ilişkin zarardan ayrıca bir zarardır, yani toplamda 1.050,00 TL 'lik nakit param çalındı, ayrıca 625,00 TL'lik malıma zarar verildi" şeklinde beyanda bulunarak önceki beyanlarındaki zarar miktarına ilişkin çelişkiyi giderdiği, mahkemenin de bu hususu gerekçelendirerek 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanmamasına karar verdiği, katılanın bozma sonrası beyanı dikkate alındığından çalınan paranın değeri az kabul edilemeyeceğinden mahkemenin anılan maddenin uygulanmaması yönündeki kabul ve değerlendirmesinde isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki (1) nolu bozma düşüncesine ve 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, Sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak, Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra uygulanacak olan denetimli serbestlik tedbirinin süresinin 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakimi tarafından infaz aşamasında belirlenmesi gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "...cezanın infazından sonra başlamak üzere 1 YIL DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA", cümlesindeki "1 YIL" ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan İznik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca İznik 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla