KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/7576 E., 2025/16932 K.
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Konu
- Bilisim Suclari
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/16 E., 2024/221 K
- Suçlar
- Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İade, düşme I- Sanık ... yönünden temyiz isteminin incelenmesinde 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un
Karar Detayı
432 kelime·2 dk okuma
Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır.
(Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve hırsızlık suçları yönünden 01.04.2016 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği ve öncesinde temyiz incelenmesinden geçmediği,
Mahkemenin 17.12.2024 tarihli hükmünün Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, esası incelenmeyen dosyanın mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün;
karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu,
1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımını, süresinin zamanaşımını en son kesen işlem sanık ...'ın sorgu tarihi olan 08.09.2016 tarihinden itibaren 17.12.2024 mahkûmiyet tarihine kadar geçtiği gözetilmeden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanıklar hakkında hırsızlık ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından dava açılmış, dosyalar birleştirilmiş ve mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Bir sanık yönünden hüküm Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016'dan sonra verildiğinden kanun yolu istinaf olarak belirlenmiş; diğer sanığın hırsızlık suçunda ise dava zamanaşımı süresi işlemiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: TCK 142/1-e maddesindeki hırsızlık suçunun cezasının üst sınırına göre TCK 66/1-e ve 67/4 uyarınca hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımı, son kesen işlem olan sorgu tarihinden mahkûmiyet tarihine kadar dolmuşsa, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerekir; ayrıca 20.07.2016 sonrası verilen ilk hükümlerde kanun yolu istinaftır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Bir sanık yönünden dosyanın istinaf incelemesi için tevdii, diğer sanık yönünden bozma ve kamu davasının zamanaşımından düşmesi
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Uzun süren dosyalarda zamanaşımı hesabı bağımsız bir savunma ekseni olarak izlenmelidir; müdafi, son kesen işlem tarihini (sorgu) tespit edip TCK 66-67'ye göre süreyi hesaplayarak esasa girmeden düşme talep edebilir. Ayrıca kararın veriliş tarihine göre doğru kanun yolunun (istinaf/temyiz) belirlenmesi hak kaybını önler.