Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/7641 E. , 2025/12026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/248 E., 2016/379 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevinden dolyaı hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma I-Suçtan zarar gören ... ve
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/7641 E. , 2025/12026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/248 E., 2016/379 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevinden dolyaı hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma I-Suçtan zarar gören ... vekilinin görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelemesinde; Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/248 Esas, 2016/379 Karar sayılı kararının, ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan suçtan zarar gören ... vekilinin hükümleri temyiz etme hakkı olmadığı anlaşılmakla, suçtan zarar gören vekilinin bu suçlara yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II-Sanık hakkında kamu malına zarar verme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve direnme suçlarından kurulan hükümler yönünden sanık ve suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan ve usulüne uygun tebliğ ile duruşma gününden haberdar edilip davaya katılma olanağı sağlanmayan, ancak sanık hakkındaki hükmü temyiz ederek katılma iradesi gösteren suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca, kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmü temyize hakkı olduğu ve hükmü temyiz etmekle kamu davasına katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının kamu malına zarar verme suçundan açılan kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a, 265/1, 125/3-a maddelerindeki kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/4. maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımı süresinin en son kesen işlem olan 08.06.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.