KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/7796 E., 2026/5393 K.
- Karar tarihi
- 30 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/856 E., 2025/358 K
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşme, onama
Karar Detayı
326 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu,
1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın,
hırsızlık amacıyla girmiş olduğu iş yerinin kapısını kırması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1,116/2-4. maddelerinde tanımlanan mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımının 28.04.2016 olan karar tarihi ile 20.03.2025 olan ikinci hükmün verildiği karar tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararları verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,