Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/8042 E. , 2025/14188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/522 E., 2024/699 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması İTİRAZA KONU KARAR : İncelenmeksizin iade Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 03.02.2025 tarihli ve 2024/16182 Esas, 2025/1382 Karar say
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/8042 E. , 2025/14188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/522 E., 2024/699 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması İTİRAZA KONU KARAR : İncelenmeksizin iade Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 03.02.2025 tarihli ve 2024/16182 Esas, 2025/1382 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2025 tarihli ve 2-2024/112245 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesinde yapılan değişiklik ile "272 maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir" şeklinde yapılan düzenleme uyarınca ilk derece mahkemeleri tarafından 01.06.2024 tarihinden itibaren verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar istinaf yasa yoluna tabi tutulmuş ise de; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki "Bölge adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle 1/7/2016-6723/33 md) Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge adliye mahkemelerine gönderilemez" şeklindeki düzenleme gereğince sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden yasa yolunun temyiz olduğu ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği hâlde, hükmün itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirtilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğundan bahisle dosyanın esastan temyiz incelemesinin yapılarak hükmün onanmasına ilişkindir. II. GEREKÇE 1.Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 17.11.2015 tarihinde verilen mahkûmiyet hükmünün, temyiz incelemesi sonunda Dairemizin 20.05.2021 tarihli ve 2021/1471 Esas, 2021/9989 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, 26.06.2024 tarihinde suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan mahkûmiyeti ile birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinde yapılan değişiklik ile "272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme yapılarak ilk derece Mahkemelerince 01.06.2024 tarihinde ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, olağan yasa yolu denetimi bakımından istinaf yoluna tabi tutulduğu, ancak 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme uyarınca ve ayrıca yine anılan 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle 5271 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci ve onikinci fıkrasında yapılan kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1/6/2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanır." şeklinde yer alan hüküm nazara alındığında, 01.06.2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraza tabi olduğundan da söz edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle, 26.06.2024 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden yasa yolunun temyiz olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 2.Dosyanın esasının incelenmesinde ise bozma üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayinine ilişkin nedenlerin kararda yasaya uygun biçimde gösterildiği, ayrıca suça sürüklenen çocuğun eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143 ve 31/3. maddelerine göre 10 yıl olağan, 15 yıl olağanüstü zamanaşımına tabi olup zamanaşımı sürelerinin de dolmadığı anlaşıldığından; suça sürüklenen çocuk müdafiinin, suçun zamanaşımına uğradığına, teşdiden ceza tayini gerektiren hususun gerekçelendirilmediğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 03.02.2025 tarihli ve 2024/16182 Esas, 2025/1382 Karar sayılı İADE kararının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün İtirazname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.