İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/8862 Karar: 2026/1942 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/8862 K.2026/1942

2. Ceza Dairesi 2025/8862 E. , 2026/1942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4051 E., 2024/4364 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Dere

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/8862 E. , 2026/1942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4051 E., 2024/4364 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Dere

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/8862 E. , 2026/1942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4051 E., 2024/4364 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, “mahkûmiyete yeterli delillerin olmadığına, eksik inceleme neticesinde karar verildiğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli, 2018/169 Esas, 2022/361 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/3408 Esas, 2023/933 Karar sayılı kararı ile “CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak hükmün tefhim olunduğu oturumda bizzat ya da SEGBİS yöntemi ile hazır edilmeden yokluğunda yargılama yapılarak hükümlülüğüne karar verilmesi, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesine rağmen sanık hakkında TCK'nun 119/1-c maddesi yönünden, sanığın tanınmamak için yüzünü kapatması nedeniyle konut dokunulmazlığını ihlal suçundan TCK'nun 119/1-b, hırsızlık suçundan TCK'nun 142/2-f maddeleri yönünden değerlendirme yapılması gerekirken yapılmaması” gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, 1. No.lu bozma nedeninin ise hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/3408 Esas, 2023/933 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2024 tarihli, 2023/274 Esas, 2024/2219 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlalinden verilen mahkumiyet hükümleri, istinaf dairesince sanığın CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak hüküm oturumunda hazır edilmeden yokluğunda karar verildiği ve suçun birden fazla kişiyle işlenmesi ile yüzün kapatılması yönünden nitelikli hâllerin değerlendirilmediği gerekçeleriyle dosya üzerinden bozulmuştur. Bozma sonrası kurulan yeni hükümlere yönelik istinaf reddedilmiş, sanık delil yetersizliği ve eksik inceleme iddiasıyla temyize başvurmuştur.

Hukuki İlke: Sanığın hüküm oturumunda bizzat veya SEGBİS ile hazır edilmemesi, CMK'nın 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendindeki savunma hakkının sınırlandırılması kapsamında kesin hukuka aykırılık oluşturur; ancak bu dahi istinaf dairesine dosya üzerinden bozma yetkisi vermez, 280/1-g uyarınca davanın yeniden görülüp duruşma açılarak sakatlığın bizzat istinafta giderilmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Bozma; kanuni dayanağı bulunmayan istinaf bozması ile buna istinaden kurulan ilk derece hükmü hükümsüz sayılmış, dosya duruşmalı inceleme yapılarak yeni hüküm kurulması için Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmiştir.

Dava Strateji Notu: Bu karar, savunma hakkını sınırlandıran ağır bir usul ihlali (196. maddeye aykırı yoklukta hüküm) tespit edildiğinde bile istinafın çaresinin bozma değil duruşma açmak olduğunu netleştirmektedir. Yoklukta hüküm kurulan müvekkiller için hem 289/1-h ihlali hem de istinafın yetki aşımı temyizde birlikte işlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla