İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/9049 Karar: 2025/18427 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/9049 K.2025/18427)

2. Ceza Dairesi 2025/9049 E. , 2025/18427 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/868 E., 2023/351 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Baka

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/9049 E. , 2025/18427 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/868 E., 2023/351 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Baka

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/9049 E. , 2025/18427 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/868 E., 2023/351 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138598 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, Sanığın 28/07/2007 tarihinde hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından eylemine uyan suçlar için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2 maddeleri gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, Sanığın 26/12/2018 tarihinde sorgusu yapılarak zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin sorgu tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03/05/2019 tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresinin durduğu, yeni suçun işlendiği 19/09/2019 tarihinde dava zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, bu itibarla durma süresinin 139 gün olduğu, Bu haliyle, suç tarihi olan 28/07/2007 tarihi ile dosyanın ele alınarak karar verildiği 23/05/2023 tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, zamanaşımı süresinin durduğu 139 günlük süre mahsup edildikten sonra kalan sürede dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında sabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.05.2019 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının 01.12.2022 tarihinde kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 19.09.2019 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın suç tarihinde gündüz vakti sayılan saat 18.20 sıralarında şikâyetçiye ait evin camını kırmak suretiyle içeri girerek evden çeşitli eşyaları alıp bunları valize doldurup aşağıya doğru sarkıttığı, aşağı katta bulunan tanık K.H.'nin hırsızlık olayını fark etmesi üzerine, valizi çekip evine aldığı ve durumu kolluk görevlilerine bildirmesi nedeni ile sanığın hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı olayda, sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/1 ve 151/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de eklendikten sonra) 28.07.2007 olan suç tarihinden 23.05.2023 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli ve 2022/868 Esas, 2023/351 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasının, aynı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların kaldırılmasına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla