Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9397 E. , 2025/18598 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/730 E., 2022/547 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cu
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9397 E. , 2025/18598 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/730 E., 2022/547 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2025 tarihli ve KYB-2025/72126 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-Dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 10 ay hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 18/03/2010 tarihli ve 2009/229 esas, 2010/615 sayılı kararı ile hükmedilen 5 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelendiği ve 1 yıl denetim süresi belirlendiği, anılan kararın 24/06/2013 tarihinde kesinleştiği ve denetim süresinin sona erdiği 24/06/2014 tarihinde yerine getirilmiş sayılacağı nazara alındığında, hükmün yerine getirilmesinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra incelemeye konu 14/12/2017 tarihli suçun işlendiği, 5237 sayılı Kanun’un 58/2-b maddesindeki “Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince anılan cezanın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca mahkumiyetinin bulunmaması karşısında, hükmolunan cezanın yazılı şekilde mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2017/840 Esas, 2018/609 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 03.10.2019 tarihli ve 2019/2416 Esas, 2019/2040 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca cezaî ehliyeti olup olmadığı hususunda rapor alınması ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanması için ek savunma hakkının verilmemesi nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan ilk derece mahkemesince yeniden hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1. fıkrasının (e) ve (b) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2017/840 Esas, 2018/609 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/2416 Esas, 2019/2040 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca cezaî ehliyeti olup olmadığı hususunda rapor alınması ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanması için ek savunma hakkının verilmemesi nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan ilk derece mahkemesince yeniden hüküm kurulması, 2. Dosya kapsamına göre; hükümlünün üzerine atılı suçtan dolayı hakkında verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 10 ay hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.03.2010 tarihli ve 2009/229 Esas, 2010/615 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 5 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelendiği ve 1 yıl denetim süresi belirlendiği, anılan kararın 24.06.2013 tarihinde kesinleştiği ve denetim süresinin sona erdiği 24.06.2014 tarihinde yerine getirilmiş sayılacağı nazara alındığında, hükmün yerine getirilmesinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra incelemeye konu 14.12.2017 tarihli suçun işlendiği, 5237 sayılı Kanun’un 58/2-b maddesindeki “Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince anılan cezanın tekerrüre esas alınamayacağı ve hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca mahkûmiyetinin bulunmaması karşısında, hükmolunan cezaların yazılı şekilde mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2019/730 Esas, 2022/547 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.