Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9797 E. , 2025/18758 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/166 E., 2024/178 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişi
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9797 E. , 2025/18758 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/166 E., 2024/178 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki düşme hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafileri, sanık ... müdafii ve suça sürüklenen çocuk ...'ün temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz isteminin suça sürüklenen çocuk hakkındaki düşme kararının gerekçesine yönelik olduğu anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Ceza Genel Kurulunun 13.12.2016 tarih, 2013/13-482 E., 2016/1242 Karar ve 08.05.2012 tarihli 2011/13-474 E., 2012/188 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, iştirak hâlinde işlenen suçlarda, hırsızlık suçuna konu eşyalardan bir kısmının sanıklardan biri veya birkaçı tarafından iade veya tazmini hâlinde, diğer şerikler yönünden iade ve tazminde bulunulabileceği, zarar mevcudiyetini devam ettirdiği için, bu zararı gidermedikleri takdirde etkin pişmanlığın söz konusu olmayacağı, mağdurun kısmi iadeye rıza göstermesi hâlinde dahi, zarar giderimine katılmayan, kalan zararı gidermeyen şeriklerin, suçtan pişman olduğunu söylemesinin, TCK'nın 168. maddesi gereğince etkin pişmanlık gösterdiği olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle de anılan maddeden indirim yapılamayacağı anlaşılmakla, hırsızlık eyleminden sonra, suça sürüklenen çocuk ...'nun yakalanması akabinde bas cihazının boş kabininin bulunduğu yeri göstererek soruşturma aşamasında kısmi iadeyi sağladığı anlaşılmakla ve aynı zamanda suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümde zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek düşme kararı verilmesi isabetli olduğundan, sanık ..., suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin bozulması gerektiğine dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, II- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk ile müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Hırsızlık eyleminden sonra, suça sürüklenen çocuk ...'nun yakalanması akabinde bas cihazının boş kabininin bulunduğu yeri göstererek soruşturma aşamasında kısmi iadeyi sağlamış olduğu anlaşılmakla, katılandan kısmi iade sebebiyle suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulacak hükümde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ile müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.