Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9952 E. , 2025/18500 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2117 E., 2025/1464 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9952 E. , 2025/18500 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2117 E., 2025/1464 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, suçunu samimi olarak kabul etmesine rağmen lehine olan hükümlerin uygulanmadığına; sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinde düzenlenen değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın tutuklu olması nedeniyle TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamadığına, TCK'nın 147. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Olay tarihleri "28.12.2024, 15-16.01.20 25... .01.2025" olduğu halde gerekçeli karar başlığında sadece "27.01.2025" tarihinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, 2- Şikâyetçinin Tevfikiye Caminin avlusunda bulunan lavabonun işletmeciliğini yaptığı, üç farklı tarihte cami avlusunda lavaboların olduğu kısımda bulunan içerisinde lavabo giriş ücretlerinin bulunduğu kasanın kırılarak içerisinden yaklaşık 12.000 TL'nin çalınması şeklinde gerçekleşen olayda; şikâyetçinin hazırlık aşamasında alınan ifadesine göre ilk olayın 28.12.2024 tarihinde, ikincisinin ise 15... Ocak günü işlendiği, hatta ilk olaya ait görüntünün telefonunda kayıtlı olduğu, bu iki olaya ilişkin şikâyet başvurusunda bulunmadığı, ancak en son 27.01.2025 günü saat 19.13 sıralarında aynı şahıs tarafından aynı olayın işlenmesi sebebiyle şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada 01.02.2025 tarihinde tekrardan olay yerine gelen sanığın aynı gün kolluk tarafından Bebek Parkı içerisinde yakalandığı; son olay tarihine ait görüntü izleme tutanağı içeriğine göre sanığın 27.01.2025 tarihinde saat 19.11'de cami avlusuna girdiği, abdesthane kısmına geçtiği, bir kaç dakika kalıp oyalandığı, ardından da cami avlusundan koşarak uzaklaştığının belirtildiği; sanığın hazırlık aşamasında son iki ay içinde farklı zamanlarda iki kez cami avlusundaki abdesthanenin bulunduğu yerden hırsızlık yaptığını, kovuşturma aşamasında da eylemi bir hafta aralıklarla iki kez gerçekleştirdiğini söylediği; dosyada ilk ve ikinci olaya ait herhangi bir saat bilgisinin bulunmadığı, UYAP üzerinden alınan çizelgeye göre son olay tarihi olan 27.01.2025 tarihinde güneşin 18.18'de battığı ve 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi uyarınca saat 19.18 sonrasının gece olduğunun anlaşılması karşısında; son olay tarihine ait kamera kaydındaki saat bilgisinin güncel olup olmadığı, sanık olay yerinden koşarak uzaklaştığı anda saatin kaç olduğu, yine ilk olay tarihine ait olarak da şikâyetçinin olayın görüntüsünün telefonunda kayıtlı olduğunu ve son olayın işlenmesinden sonra olayların aynı şahıs tarafından işlendiğini söylemesi nedeniyle ilk olaya ait görüntünün ve ilk iki olayın da sanık tarafından işlendiğine dair bilgiye nasıl ulaştığının kendisinden sorularak; yapılacak araştırmanın sonucuna göre eylem/eylemlerin gece vakti işlenip işlenmediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle ve İlk Derece Mahkemesince gerekçede herhangi bir saat de belirtilmeksizin suçun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğinden bahisle, sanık hakkında verilen cezadan TCK'nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ile müdafiinin temyiz istemleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.