İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1342 Karar: 2026/2638 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1342 K.2026/2638

2. Ceza Dairesi 2026/1342 E. , 2026/2638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/890 E., 2025/1120 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemes

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1342 E. , 2026/2638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/890 E., 2025/1120 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemes

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1342 E. , 2026/2638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/890 E., 2025/1120 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 30.000,00 TL. maktu vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından yapılan yargılamada Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi, ilk derece hükümlerini düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık müdafii, beraat eden ve zorunlu müdafi ile temsil edilen sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini CMK gereğince görevlendirilen zorunlu müdafi ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi zorunludur; bu eksiklik CMK'nın 303. maddesi kapsamında Yargıtay'ca düzeltilebilir bir hukuka aykırılıktır.

Uygulama Sonucu: Daire, hükümleri bu sebeple CMK 302/2 uyarınca bozmuş; ancak aykırılık düzeltilebilir nitelikte olduğundan, hüküm tarihindeki 30.000 TL maktu vekâlet ücretinden zorunlu müdafiye ödenen tarifedeki ücret mahsup edilerek bakiyenin hazineden alınıp sanığa verilmesi eklenmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: Beraat kararı alınan dosyalarda müdafi zorunlu (CMK gereği görevlendirilmiş) olsa bile sanık lehine maktu vekâlet ücreti istenebilir ve bu talep tek başına geçerli bir temyiz sebebidir; istinaf aşamasında gözden kaçmışsa temyizde ileri sürülmesi bozma yerine düzeltilerek onama ile hızlı sonuç alınmasını sağlar.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla