İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1446 Karar: 2026/3270 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1446 K.2026/3270

2. Ceza Dairesi 2026/1446 E. , 2026/3270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/3379 E., 2025/2781 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkem

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1446 E. , 2026/3270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/3379 E., 2025/2781 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkem

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1446 E. , 2026/3270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/3379 E., 2025/2781 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin "Beraate ve lehe hükümlerin uygulanmasına"; sanık ...'ın temyiz isteminin "Yeterli delil olmadığına"; sanık ...'nın temyiz isteminin "Beraate"; sanık ...'in temyiz isteminin "Cezaya itiraz ettiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2020/233 Esas, 2022/345 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/3467 Esas, 2022/2560 Karar sayılı kararı ile “Etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/... sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/3467 Esas, 2022/2560 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli ve 2023/58 Esas, 2023/493 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Ağır ceza mahkemesinde görülen çok sanıklı hırsızlık davasında verilen mahkûmiyetler, istinafta BAM 29. Ceza Dairesince 'etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiği' gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuş; ağır ceza mahkemesi bozma sonrası yeniden hüküm kurmuş ve istinaf başvuruları esastan reddedilmişti. Sanıklar ve müdafilerinin beraat, lehe hüküm ve ceza miktarına yönelik temyizleri üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi istinaf bozmasının dayanağını sorguladı.

Hukuki İlke: Etkin pişmanlık hükmünün uygulanma olanağının tartışılması gereği, CMK m.280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan duruşmasız bozma nedenlerinden değildir; bu değerlendirme ancak m.280/1-(g) uyarınca duruşma açılarak yapılabilir. Kanuni dayanağı olmayan bozma ve buna dayanılarak direnme yetkisi bulunmayan ilk derece mahkemesince kurulan yeni hüküm, YCGK'nın 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı uyarınca görevsiz mahkeme kararı gibi hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: BOZMA: Etkin pişmanlık tartışması gerekçesiyle dosya üzerinden verilen istinaf bozması ve üzerine ağır ceza mahkemesince kurulan hüküm hukuki değerden yoksun bulunarak hükümler CMK m.302/2 gereği bozuldu; dosya duruşmalı inceleme yapılması için BAM 29. Ceza Dairesine gönderildi.

Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlık indirimi talebiniz istinafta kabul görüp dosya üzerinden bozma alırsanız buna sevinmeden önce iki kez düşünün: bu tür bozmalar hükümsüz sayıldığından yıllar sonra süreç sıfırlanabiliyor. Doğru talep, istinaf dairesinin duruşma açarak etkin pişmanlığı bizzat değerlendirmesi ve indirimli hükmü m.280/2 uyarınca kendisinin kurmasıdır; dilekçenizi bu şekilde formüle edin.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla