Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/1583 E. , 2026/4800 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/469 E., 2022/707 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama I - Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik t
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/1583 E. , 2026/4800 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/469 E., 2022/707 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama I - Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Diyarbakır 2. Asliye Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2021/469 Esas, 2022/707 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Sanık ... hakkında ilk olarak Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli ve 2016/217 Esas, 2017/30 Karar sayılı kararı ile hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet kararları verildiği; sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.04.2017 tarihli ve 2017/850 Esas, 2017/828 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün ise bozulmasına karar verildiği; sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.07.2021 tarihli ve 2021/17258 Esas, 2021/13015 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilerek dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, bozma üzerine verilen Diyarbakır 2. Asliye Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2021/469 Esas, 2022/707 Karar sayılı kararının hırsızlık suçu yönünden 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz yoluna tabi olmasına rağmen, dosyanın iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediği ve hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, esası incelenmeyen dosyanın mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Tebliğname'ye uygun olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'in ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanığın samimi beyanlarda bulunup olayın tüm ayrıntılarını detaylı bir şekilde ifade ettiğine, müştekinin zararını karşılamak için çaba gösterdiğine, müştekinin de şikâyetinden vazgeçtiğine, verilen kararın sanığın hayatı üstündeki olası etkileri, sanığın suçun işlendiği tarihteki yaş küçüklüğü, şu anda suçtan uzak bir şekilde öğrenci olarak yaşamını devam ettirdiği hususlarını göz önünde bulundurmadan karar vermesinin hakkaniyete uygun düşmediğine, kişinin ıslahı ve topluma yeniden kazandırılması için göz önünde bulundurulması gereken bu hususlar hukuk düzeni ve ceza yargılamasının mantığına da aykırı düştüğüne"; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanığın iş yerinden herhangi bir şey almadığını, sadece 1-2 adet telefonun elinde bulunduğunu ve polisler geldiğinde bunları da elinden aldıklarını beyan ettiğine, mahkemenin bu beyanları yeterince değerlendirmediğine, çalınan eşyaların tamamının sanıklar tarafından çalındığına dair kesin ve şüpheden uzak deliller bulunmadığına, sanığın samimi pişmanlığı, genç yaşı ve suç işleme eğiliminin olmaması gibi hususlar nedeniyle daha fazla takdiri indirim yapılmasını gerektirdiğine, müştekinin sanıklardan şikâyetçi olmadığını beyan ettiğine, sanığın da zararı karşılamayı kabul ettiğini ifade ettiğine, bu durumun TCK'nın 145. maddesi uyarınca malın değerinin azlığı veya zararın giderilmesi gibi lehe hükümlerin uygulanması açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede,; A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.