KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/1645 E., 2026/4161 K.
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2010/847 E., 2010/1179 K
- Suç
- Hırsızlık
- Karar
- Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
390 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Başsavcılığının 09.01.2026 tarihli ve KYB-2026/508 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Etkin Pişmanlık" başlıklı 168. maddesinde yer alan, " (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)65 suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir....
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın 08.10.2010 tarihinde alınan savunmasında suçun işlenmesi nedeniyle oluşan zararı gidermek istediğini beyan etmesi karşısında, öncelikle zarar miktarı tespit edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek,
gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında anılan Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hükümlünün, suç tarihinde gündüz vakti katılanın marketine geldiği ve bu esnada iş yeri içerisindeki tuvalettte bulunan katılanın yokluğundan faydalanarak katılanın kolluk ifadesindeki beyanına göre yaklaşık değeri 3.000,00 TL olan 25 karton sigarayı çaldığı ve katılanın karar celsesine gelerek kolluk ifadesini tekrar ettiğini, ayrıca hükümlü tarafından zararının giderilmediğini belirttiği anlaşılmakla; her ne kadar hükümlünün, 08.10.2010 tarihli 1. celsede, " ...ben müşteki tarafın zararını ödemek istiyorum." şeklindeki ifadesini, etkin pişmanlık iradesini ortaya koyması olarak yorumlamak mümkün ise de;
sonraki 2 celsede herhangi bir zarar gideriminde bulunmayan ve bu yönde bir girişimi de olmayan hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Hükümlü, gündüz vakti katılanın marketinde tuvalette bulunmasından yararlanarak yaklaşık 3.000 TL değerinde 25 karton sigarayı çalmış; hırsızlıktan mahkûm olmuş. Adalet Bakanlığı, sanığın 1. celsede zararı ödemek istediğini beyan etmesine karşın etkin pişmanlık tartışılmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: TCK 168 uyarınca etkin pişmanlık, zararın aynen iade veya tazmin suretiyle giderilmesini gerektirir; salt ödeme iradesi beyanı yeterli değildir, sonraki celselerde fiilî giderim veya girişim aranır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Sanık sonraki iki celsede hiçbir gideride bulunmadığından etkin pişmanlığın uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiş, kanun yararına bozma isteminin reddine (CMK 309 koşulları yok) karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlık indirimini garanti etmek için sözlü ödeme niyeti yetmez; müdafi, müvekkiline hüküm öncesinde zararı fiilen ödetmeli veya en azından ödeme yeri belirletip somut girişimi dosyaya geçirmelidir, aksi halde beyan indirim doğurmaz.