KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/19 E., 2026/4786 K.
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/497 E., 2021/933 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
340 kelime·2 dk okuma
Kanunu'nun 307/3. maddesine göre Yargıtay tarafından verilen bozma kararına ilk derece mahkemesince uyularak hırsızlık suçundan verilen yeni karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabileceğine ilişkin düzenleme karşısında, Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve 2020/294 Esas, 2020/3551 Karar sayılı bozma kararından sonra yapılan yargılama sonunda Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/497 Esas, 2021/933 Karar sayılı kararının temyize tabi olduğu,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarihli ve 2022/153 Esas, 2022/351 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu; sanık hakkında bozma üzerine Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği,
298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "verilen cezanın ağır olduğuna, sanık lehine yasal indirimlerin ve seçenek yaptırımların uygulanmadığına, atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine, geçmiş sabıkaları nedeniyle ceza aldığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.