Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/1935 E. , 2026/4040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3691 E., 2025/3188 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzeri
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/1935 E. , 2026/4040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3691 E., 2025/3188 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin ''suça sürüklenen çocuk hakkında yeterli delil sayılabilecek her türlü şüpheden uzak kesin delil mahiyetinde tek bir delil bulunmadığına, salt 12 yaşında olan bir çocuğun beyanlarına itibar edilerek mahkûmiyet kararı verildiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine,'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından yürütülen yargılamada İstanbul BAM 9. Ceza Dairesi, bozma üzerine ilk derece kararlarını kaldırarak yeni hükümler kurdu. Müdafi, mahkûmiyetin salt 12 yaşındaki bir çocuğun beyanına dayandığını, kesin delil bulunmadığını ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyize başvurdu.
Hukuki İlke: CMK 288 ve 294 uyarınca temyiz yalnızca hükmün hukuka aykırılığına dayanabilir ve sebep gösterilmesi zorunludur; delil takdiri ile tanık beyanına itibar edilip edilmeyeceği, hükümde isabetsizlik saptanmadıkça derece mahkemelerinin değerlendirme alanında kalır.
Uygulama Sonucu: Daire, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerde isabetsizlik bulunmadığını belirterek CMK 302/1 uyarınca temyiz isteminin esastan reddine ve hükümlerin onanmasına oy birliğiyle karar verdi; dosya İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesine gönderildi.
Dava Strateji Notu: Çocuk yargılamasında mahkûmiyetin küçük yaştaki bir tanığın anlatımına dayandığı itirazı, temyizde tek başına 'delil takdiri' sayılıp aşılamamaktadır; müdafiin bu beyanın alınma usulündeki somut hukuka aykırılıkları (dinlenme koşulları, çelişkilerin giderilmemesi gibi) hükme bağlayarak yazması, aksi hâlde istemin esastan ret ile sonuçlanacağını öngörmesi gerekir.