Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/2146 E. , 2026/3276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/512 E., 2025/1410 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarınd
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/2146 E. , 2026/3276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/512 E., 2025/1410 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "Beraate"; sanığın temyiz isteminin "Atılı suçu kabul etmediğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre .... Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2024 tarihli ve 2023/1097 Esas, 2024/312 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafiinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/1369 Esas, 2024/2633 Karar sayılı kararı ile “Kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlığa rıza sorulmadığından " bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/... Esas, 2024/2633 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2024 tarihli ve 2024/1108 Esas, 2024/1409 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri, Bölge Adliye Mahkemesince "kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için mağdurun rızasının sorulmadığı" gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuş; ilk derece mahkemesinin bozma sonrası kurduğu yeni hükümlere yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Sanık ve müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi süreci denetledi.
Hukuki İlke: Kısmi iadede mağdura rıza sorulmaması gibi etkin pişmanlık uygulamasına ilişkin bir eksiklik, CMK 280/1-(e) ve (f) bentlerindeki sınırlı duruşmasız bozma nedenlerinden olmadığından, istinaf dairesinin bu aykırılığı (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılması yoluyla bizzat gidermesi gerekir; direnme yetkisi olmayan ilk derece mahkemesine dosyanın bozmayla iadesi kanuni dayanaktan yoksundur.
Uygulama Sonucu: Hukuki değerden yoksun bozma ve buna dayanan ilk derece kararı nedeniyle hükümler CMK 302/2 gereği Tebliğname'ye kısmen uygun olarak bozuldu; dosya duruşmalı yargılama için aynı istinaf ceza dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlıkta kısmi iadeye mağdurun rızasının sorulmamış olması istinaf aşamasında ancak duruşma açılarak tamamlanabilecek bir eksikliktir; bu araştırma yapılmadan bozma üzerine kurulan hüküm temyizde usulden çökertilebilir. Müdafi, bu tür dosyalarda hem etkin pişmanlık indirimini hem de istinafın yetki aşımını birlikte ileri sürerek yeni yargılamada müvekkiline çifte kazanım alanı açabilir.