Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/2373 E. , 2026/6247 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/436 E., 2021/2187 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama I. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/2373 E. , 2026/6247 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/436 E., 2021/2187 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama I. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yoklukta verilip, sanık müdafii Av. ...'e 14.11.2021 tarihinde tebliğ edilen, Dairemizin 24.09.2025 tarihli noksan ikmali kararı üzerine ise sanığa 19.11.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen kararı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 11.12.2025 tarihinde temyiz eden sanık müdafii Av. ...'in temyiz isteminin Bölge Adliye Mahkemesince reddine karar verildiği belirlenmekle; temyiz isteminin reddine dair 15.12.2025 tarihli ve 2020/436 Esas, 2021/2187 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 08.11.2021 tarihli, 2020/436 Esas, 2021/2187 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2018/646 Esas, 2020/43 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün, sanık ve müdafii tarafından istinaf edildiği, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmeksizin yalnızca sanık müdafiinin istemi incelenerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 2023/3-205 Esas, 2023/542 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Bölge Adliye Mahkemesince bu talep değerlendirilmeden karar verilmesinin hükmün kanun yolu incelemesi bakımından bütünlüğünü bozması, ilk derece mahkemesince verilen bir kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi denetiminden geçmiş olmasının, söz konusu kararın olay tespiti bakımından hatasız olduğu konusunda kesin bir güvence oluşturmaması, Yargıtayın görevi olan hukuksal denetimi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için somut olayın objektif bir bakış açısıyla, hukuksal açıdan duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmiş ve delil değerlendirmesinin hatasız şekilde gerçekleştirilmesine bağlı olması, sanık hakkında kurulan hükmün bir bütün teşkil etmesi ve herhangi bir noktadan kanun yoluna gidilmesi veya bozulması hâlinde diğer noktalarının kesinleşmesinin, diğer bir deyişle kısmi kesinleşmenin mümkün olmaması, sanık ve müdafii aynı hükme karşı istinaf yoluna başvurmuş olmalarına rağmen sadece müdafinin talebi üzerine verilen kararın usulüne uygun olarak istinaf yolu incelemesinin sonuçlandırılmış olduğunu göstermemesi, verilen bu karar hukuk aleminde varlığını sürdürürken bu kez sanığın istinaf talebi ayrıca değerlendirilerek aynı hüküm hakkında yeni bir istinaf kararı verilememesi, sanık hakkındaki hükme dair daha önce istinaf merciince karar verilmiş olması hâlinde merciin bu hükmü yeniden incelemesinin ancak daha önce verilmiş kararın bozularak ortadan kaldırılması hâliyle sınırlı bulunması hususları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmeksizin yalnızca sanık müdafiinin istemi incelenerek esastan ret kararı verilmesi nedeniyle sanık ve müdafiinin istinaf talepleri birlikte değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesince hırsızlıktan mahkûm edilen sanık ve müdafii ayrı ayrı istinafa başvurmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi yalnızca müdafiin istemini inceleyerek esastan ret kararı vermiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, süresinden sonra yapılan bir temyize ilişkin ek kararı onarken, sanığın kendi istinaf isteminin hiç değerlendirilmemesini esaslı usul aykırılığı saymıştır.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 2023/3-205 E., 2023/542 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, sanık ve müdafii aynı hükme karşı istinafa başvurmuşken yalnızca müdafiin talebi üzerinden karar verilmesi kanun yolu incelemesinin bütünlüğünü bozar; hüküm bir bütün olduğundan kısmi kesinleşme mümkün değildir ve sanığın istemi ayrı bir kararla sonradan giderilemez.
Uygulama Sonucu: Süre geçtikten sonra yapılan temyizin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı onanmış; asıl hüküm ise sanık ve müdafiin istinaf taleplerinin birlikte değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerektiği gözetilmediğinden, diğer yönleri incelenmeksizin Tebliğname'ye aykırı olarak bozulup dosya CMK 304/2 uyarınca istinaf dairesine gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu: Sanık asilin ve müdafiin ayrı ayrı verdiği istinaf dilekçelerinden birinin istinaf dairesince atlanması başlı başına bozma nedenidir; temyiz dilekçesi hazırlanırken UYAP kayıtlarından her iki başvurunun da karara bağlanıp bağlanmadığı denetlenmeli, atlanmışsa esasa girmeden önce bu usul aykırılığı ileri sürülmelidir.