İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/3038 Karar: 2026/4277 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/3038 K.2026/4277

2. Ceza Dairesi 2026/3038 E. , 2026/4277 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/446 E., 2022/596 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret I- Sanık ...'nın temyiz isteminin yapılan incelemesinde Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/446 Es

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/3038 E. , 2026/4277 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/446 E., 2022/596 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret I- Sanık ...'nın temyiz isteminin yapılan incelemesinde Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/446 Es

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/3038 E. , 2026/4277 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/446 E., 2022/596 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret I- Sanık ...'nın temyiz isteminin yapılan incelemesinde Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/446 Esas, 2022/596 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığa 08.11.2022 tarihinde usule uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde öngörülen on beş günlük süre geçtikten sonra sanığın 05.06.2023 tarihinde temyiz etmesi ve ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.10.2012 tarihli ve 2011/777 Esas, 2012/1819 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; mahkemece verilen 22.12.2020 tarihli hükmü sanığın istinaf etmemesi nedeniyle kararın kesinleştiği, diğer sanıkların istinaf ve temyizi sonucu sirayet nedeniyle Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli kararıyla sanık hakkında lehe olarak verilen hükmü temyiz etme mümkün olmadığından, aynı Kanunun 298. maddesi uyarınca, temyiz isteminin Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık ...'un temyiz isteminin yapılan incelemesinde Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/446 Esas, 2022/596 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, III- Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz isteminin yapılan incelemesinde Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; gerekçenin yetersiz olduğu, fazla ceza verildiği, sanığın kast ve kusurunun olmadığı, şüphe olduğu, eksik inceleme yapıldığı, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile lehe hükümler uygulanarak beraat kararı verilmesine yönelik, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise, bozma ilâmının gereklerinin yerine gelmediği, keşfin eksik yapıldığı, sanığın suçu işlemeyip kastının olmadığı, şüphe olduğundan beraat karar verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Olay yeri güvenlik kamerası ve PTS kayıtlarına ilişkin kolluk tarafından düzenlenen tutanaklarda olay yerine gösteren kameranın 15 dakika ileri olduğu belirtildiği anlaşılmakla, hırsızlık eyleminin 04.20-04.30 arasında gerçekleştiği, UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin yaz saati uygulamasına göre saat 05.45'de doğduğu 5237 sayılı Kanun'un 6/1-e maddesine göre saat 04.45’den önceki zaman diliminin gece olarak kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle eylemin gece vakti işlendiğinin kabulü ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmasının gerekmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesinin bozma üzerine hırsızlıktan kurduğu mahkûmiyet hükümlerini birden fazla sanık ve müdafileri temyiz etmiştir. Bir sanığın istemi hem süre aşımından hem de ilk hükmü istinaf etmediği için kesinleşen ve sirayetle lehine kurulan hükmü temyiz edememesinden; bir diğerininki gerekçesizlikten reddedilmiş, iki sanığın müdafilerinin temyizi ise esastan incelenmiştir.

Hukuki İlke: Esas incelemesinde Daire, kolluk tutanağına göre olay yerini gösteren kameranın 15 dakika ileri olduğunu, eylemin gerçekte 04.20-04.30 arasında işlendiğini, UYAP sorgusunda güneşin 05.45'te doğduğunu ve TCK 6/1-e uyarınca 04.45'ten önceki dilimin gece sayılması gerektiğini tespit ederek, hırsızlığın gece vakti işlenmesi nedeniyle TCK 143'ün uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Sirayet konusunda ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2012 tarihli ve 2011/777 E., 2012/1819 K. sayılı ilamına dayanılmıştır.

Uygulama Sonucu: Hükümler, gece vakti artırımının uygulanmaması nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak bozulmuş; ancak CMK 283 uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Gece vakti hesabı kamera saatindeki sapma ve güneşin doğuş saati gibi teknik ayrıntılarla değişebilir; savunma bu tespitleri kendi lehine de kullanabilir, zira aynı yöntem eylemin gündüz işlendiğini de kanıtlayabilir. Bozma sanık aleyhine bir eksiklikten kaynaklansa da, yalnızca sanık tarafı temyiz ettiği için kazanılmış hak ilkesi cezanın artmasını engellemiştir; bu güvence, aleyhe sonuç korkusuyla temyizden vazgeçmemek gerektiğini gösterir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla